
Ruşen Çakır
2,531 episodes — Page 39 of 51

Yarın seçim olursa? & Seçim ikinci tura kalır mı? & Muharrem İnce’nin oyları neden artıyor? | Ruşen Çakır’ın konukları Mehmet Ali Çalışkan ve Ulaş Tol
14 Mayıs’ta yapılacak parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine sadece 51 gün kaldı. Cumhurbaşkanı adaylarının netleşmesi beklenirken partiler ve ittifaklar milletvekili listeleri üzerinde çalışıyor. Peki son kamuoyu araştırmaları adaylar, partiler ve ittifakların oy oranları hakkında neler söylüyor? Ruşen Çakır, konukları Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan ve TEAM Araştırma Genel Direktörü, siyasetbilimci Ulaş Tol ile birlikte değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (156): Yeniden Refah ve HÜDA PAR Cumhur İttifakı’nda | İktidar seçime nasıl hazırlanıyor? | Muharrem İnce’nin başarı şansı ne?
Türkiye’nin kader seçimine 51 gün kaldı. Bugünün (24 Mart) son dakika gelişmesi Yeniden Refah Partisi ve HÜDA PAR’dan geldi. Yeniden Refah Partisi, Cumhur İttifakı’na katıldı. Parti yetkilileri ittifak protokolüne imza atmak için Yüksek Seçim Kurulu’na geldi. Öte yandan, cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhur İttifakı’na destek vereceklerini açıklayan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 14 Mayıs seçimlerine AKP listelerinden gireceklerini duyurdu. Peki şimdi ne olacak? HDP’nin örtülü desteği Kılıçdaroğlu’na istediği oy oranını sağlar mı? Muharrem İnce’nin başarı şansı ne? 100 bin imzayı kimler toplayabilir? Ruşen Çakır ve Kemal Can, Haftaya Bakış’ta tartışıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Erdoğan seçileceğinden emin olduğu için mi, yoksa seçilememe kaygısından mı bakanları milletvekili yapmak istiyor? | Ruşen Çakır yorumladı
Seçimlere 52 gün kala Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabinesindeki 17 bakanın milletvekili adayı olacağını açıkladı. Erdoğan’ın oyunu artırmak için böyle bir hamleye giriştiğini söyleyen Ruşen Çakır, “Öncelikli hedefi milletvekili seçiminde oyunu artırmak istiyor bu isimlerle. Erdoğan her seçimde hep birtakım sürpriz isimlerle böyle hamleler yapardı. Ama belli ki bu seçimde dikkat çekecek isim bulamıyor” dedi. AKP’nin içerisinde dikkat çeken isimlerin kalmadığını söyleyen Çakır, “Kendi partisi içerisinde de isim yok çünkü partinin kuruluşundan itibaren yer alan isimlerden önemli bir kısmı ayrıldı. Geride kalanlar da tek adam yönetimi içerisinde kendilerini gösteremediler” diye konuştu. “Erdoğan bu çaresizliği kendisi yarattı” Çakır, şöyle devam etti: “Onun için de bakanları milletvekili adayı gösteriyor ama bakanlar konusunda da benzer bir durum var. Birkaç bakan dışında insanlar bu isimleri bilmiyorlar. Hem bakanları öne çıkarıp oy almak istiyor ama o bakanların da getirisi olmadığı ortada. Bu çaresizliği kendisi yarattı. Mesela salgın zamanında Fahrettin Koca bir sempati yarattı ama daha sonra azaldı. O sempati yaratmasından bile Erdoğan’ın rahatsız olduğunu gördük. ‘Fuat Oktay buradaymış, bizim adayımız, ne güzel’ diyerek Ankara’da insanlar Fuat Oktay’a oy verir mi? Fuat Oktay, baştan silik bir isim olmayı kabul ettiği için cumhurbaşkanı yardımcısı olarak orada yer aldı. Erdoğan’ın kendisine çizdiği dar bir alanda durdu. Şimdi ‘Fuat Oktay şunu yaptı’ diyebileceğimiz bir durum yok. Açık söylemek gerekirse bakan deyince Süleyman Soylu, Hulusi Akar, Mevlüt Çavuşoğlu var. Onun dışında çok var mı? Bilmiyorum.” Bazı isimlerin dokunulmazlık arayışında olabileceğini söyleyen Çakır, “Bir diğer mesele de dokunulmazlık. Özellikle bazı isimler arayışta olabilir. Dokunulmazlık endişesi taşıması, seçimi kaybedeceği endişesini taşımasıyla alakalı bir şey. Onun için bazı bakanları milletvekili adayı gösteriyor olabilir” dedi. “Meclis’te gölge kabine kurabilir” Erdoğan’ın Meclis’te gölge kabine oluşturmak isteyebileceğini söyleyen Çakır, şöyle konuştu: “Seçimi kaybetmesi halinde -kaybedecek gibi gözüküyor- Meclis’te güçlü bir grup oluşturmak isteyecek. O yüzden takviyeyi Meclis’e yapıyor olabilir. Şunu diyecektir: ‘Nasıl olsa ben kazanıyorum ama Meclis’i de güçlü tutayım.’ Ama esas mesele kaybetme ihtimali üzerine yapılan bir husus. Kaybedeceğini tahmin eden Erdoğan için bu bakanlar gölge kabine olabilir. Kılıçdaroğlu’nun kazanması durumunda bu bakanları Meclis’teki komisyonlarda çalıştırıp orada gölge kabine kurmak istiyor olabilir. Bu bakanların milletvekili olacak olması, Erdoğan’ın imkânlarının iyice kısıtlı olduğunu bize gösteriyor.” Erdoğan’ın kazanması durumunda milletvekili seçilen isimleri tekrar bakanlığa atayabileceğini anlatan Çakır, “Bu kişileri milletvekili yaptı ve kendisi cumhurbaşkanlığını kazandı diyelim ki. Eğer kendini rahat hissederse bu milletvekili olanlardan bir-iki tanesini bakan olarak alabilir. Ama bunları da kötü senaryo için bu adımı attığını, bunu bir tür tedbir gibi kullandığını, elinde kullanabileceği parlak isim olmadığı için, bunların en parlağa yakın olduğunu varsaydığı için milletvekili olarak kullanmak isteyeceğini düşünüyorum” diye konuştu. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Adını Koyalım (99): Cumhurbaşkanlığı yarışı
14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine kısa bir süre kaldı. Millet İttifakı’nın adayı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhur İttifakı’nın adayı AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. Memleket Partisi adına Muharrem İnce, Yeniden Refah Partisi adına ise Fatih Erbakan aday olmak için YSK’ya başvuran isimler arasında. Emek ve Özgürlük İttifakı ise cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacaklarını duyurdu. Cumhurbaşkanlığı yarışı nasıl ilerleyecek? Cumhurbaşkanlığı adaylarının şansları ne? Cumhur İttifakı büyüyecek mi? Muharrem İnce ne kadar etkili olabilir? Yeniden Refah’ın kararı seçim sonucunu nasıl etkiler? Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalır mı? Ruşen Çakır, Edgar Şar, Kemal Can ve Ayşe Çavdar tartışıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Transatlantik: Seçimler ABD’de nasıl yankılanıyor? Ankara-Kahire ilişkileri, Çin-Rusya zirvesi
Hafta sonu Kahire’de tarihi bir görüşme vardı. 10 yılın ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Mısır’a gitti, mevkidaşı Semih Şükri ile görüştü. Kulislerde 2013 yılından bu yana maslahatgüzar seviyesindeki ilişkileri büyükelçi düzeyine çıkarmak için sürecin başladığı konuşuluyor. Peki Türkiye-Mısır ilişkileri ne aşamada? Yakında Erdoğan-Sisi görüşmesi olur mu? Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve beraberindeki heyet, resmi temaslarda bulunmak için Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti. Bu ziyaretin anlamı ne? Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Ukrayna işgalinin başlamasından sonra ilk kez Rusya’yı ziyaret ediyor. Şi’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi, diğer tüm konulardan çok Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline nasıl yansıyabileceği üzerinden değerlendiriliyor. Peki Ukrayna savaşının gidişatı ne? Yeni bir dünya düzeni mi oluşuyor? Ruşen Çakır ve Gönül Tol, Transatlantik’te değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Seçimler öncesi saflar netleşiyor | Ruşen Çakır ve Murat Yetkin tartışıyor
14 Mayıs seçimlerine iki aydan daha az bir zaman kaldı. Süre kısalırken ittifaklarda kimlerin yer alacağı, nasıl bir seçim stratejisi izleneceği de netleşmeye başladı. HDP-Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesinin sonuçları ne olur? Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ile görüşecek mi? Erdoğan neden kendi ittifakını genişletmekte zorlanıyor? Mehmet Şimşek ve Yeniden Refah Partisi, Erdoğan’dan kendilerine gelen teklifi neden kabul etmedi? İttifaklar nasıl bir seçim stratejisi izleyecek, milletvekili listeleri nasıl düzenlenecek? Ruşen Çakır ve gazeteci Murat Yetkin, ortaya çıkan ittifaklar mimarisini ve son siyasi tabloyu yorumladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Seçimler yaklaşırken yükselenler ve düşenler – Can Selçuki ve Ruşen Çakır tartışıyor
14 Mayıs’ta yapılacak milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine çok az bir süre kaldı. Partiler ve ittifaklar milletvekili listeleri üzerinde çalışırken diğer yandan da dün (20 Mart) itibariyle yedi kişi cumhurbaşkanlığı için adaylık başvurusunda bulundu. Peki seçimlere bu kadar az bir süre kalmışken kimlerin, hangi partilerin ve hangi ittifakların oyları yükselişte, hangilerininki düşüşte? Ruşen Çakır’ın konuğu olan Türkiye Raporu Direktörü Can Selçuki yorumladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kürt seçmenin muhtemel tercihleri – Ruşen Çakır’ın konuğu Altan Tan
14 Mayıs’taki milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki aydan az bir süre kaldı. Kürt seçmenin seçimde alacağı tavır, seçimlerin kaderinde belirleyici olacak anahtar bir rolde. Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ı ziyaret etti. Günlerdir merakla beklenen görüşmenin sonunda Kürt sorununun parlamentoda çözülmesi gerektiğinin önemine vurgu yapıldı. Kürt seçmen seçimler hakkında ne düşünüyor? Muhafazakar Kürt seçmen AKP’den kopuyor mu? HÜDA PAR’ın Millet İttifakı’na katılması Kürt seçmen nezdinde nasıl karşılandı? Uzun yıllar siyasetin içinde yer alan, Kürt seçmeni yakından takip eden, eski milletvekili Altan Tan, Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

SES Partisi seçimlerde ne yapacak? Genel Başkan Ayhan Bilgen anlatıyor
Türkiye 14 Mayıs’ta seçime gidiyor. Kamuoyunda heyecan dorukta, siyasi tansiyon yüksek. İttifaklar genişlemeye ve desteklerini artırmaya çalışıyor. Seçim mevzuatında yer alan bazı yükümlülükleri yerine getiremediği için seçime girme yeterliliği bulunmayan Türkiye’nin Sesi Partisi ya da daha çok bilinen adıyla SES Partisi seçimlerde nasıl bir tutum izleyecek? Hangi cumhurbaşkanı adayını destekleyecek? Herhangi bir ittifaka açıktan destek verecek mi? Örgütlenme çalışmaları ne durumda? SES Partisi Genel Başkanı Ayhan Bilgen, Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtlıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Adını Koyalım (98): İktidar ve muhalefetin ittifak siyaseti
Türkiye kamuoyu 14 Mayıs’taki parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklandı. Bir yanda iktidar ve muhalefet cephelerinde ittifaklar şekillenmeye başladı. Diğer yandan da milletvekili listelerinin nasıl düzenleneceği merak konusu. İktidar ve muhalefetteki ittifak yapılanmaları nasıl okunmalı? Milletvekili listeleri nasıl düzenlenecek? HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’na katılması, bu ittifakı güçlendirir mi? MHP’nin ve ülkücülerin HÜDA PAR’a tepkisi ne olacak? Ruşen Çakır, Ayşe Çavdar, Kemal Can ve Edgar Şar, Adını Koyalım’da değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Erdoğan’ın “çok rahat” olduğu doğru mu?
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin 14 Mayıs’ta yapılmasına yönelik kararı imzaladı. Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olduğunu da ilan etti. Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayı ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Seçime az bir süre kala bazı yorumcular Erdoğan’ın “rahat” olduğunu söylüyor. Peki, Erdoğan gerçekten “çok rahat” mı? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

HÜDA PAR ile Hizbullah ilişkisi üzerine doğru ve yanlış bilinenler
Türkiye 14 Mayıs’ta seçime gidiyor. Seçim çalışmaları tüm hızıyla başlamışken, ittifaklar da oy havuzlarını genişletmeye çalışıyor. Son olarak Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceğini ilan etti. HÜDA PAR, özellikle Kürt sorunu ile ilgili bazı konularda, Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) daha radikal tutumlarıyla biliniyor. 2012’de kurulan HÜDA PAR’ın Hizbullah ile ilişkisi uzun zamandır tartışılıyor. Hizbullah hakkında açılan çatı davada yargılanan bazı Hizbullah mensupları, TCK 102. maddenin yürürlüğe girmesiyle 2011’de serbest kalmıştı. HÜDA PAR ise 19 Aralık 2012’de kuruldu. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, bir yıl önce katıldığı programda, “Hizbullah size göre bir terör örgütü mü?” sorusuna “Türkiye Cumhuriyeti’ne göre Hizbullah terör örgütü olabilir ama bana göre bir terör örgütü değil” yanıtını vermişti. HÜDA PAR ile Hizbullah ilişkisi üzerine doğru ve yanlış bilinenler neler? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (155): İktidar ve muhalefette ittifak tartışmaları | Muharrem İnce aday olur mu?
14 Mayıs seçimlerine iki aydan daha kısa bir süre kaldı. İttifaklar yavaş yavaş şekillenirken kaç cumhurbaşkanı adayının seçimde yarışacağı da merak konusu. HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’na katılması bu ittifaka katkı sağlar mı? Millet İttifakı’nda yeni bir kriz çıkma olasılığı kaldı mı? Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki son gelişmeler nasıl yorumlanmalı? Muharrem İnce cumhurbaşkanı adayı olur mu, olursa seçimlerin kaderini etkileyebilir mi? AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı çevrelerin ileri sürdüğü üzere seçimler öncesinde gerçekten rahat mı? Ruşen Çakır ve Kemal Can, Haftaya Bakış’ta yorumladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Cemaatlerin zor seçimi
Türkiye 14 Mayıs seçimlerine hazırlanıyor. Peki Sünni İslami cemaatler bu seçimlerde nerede duracak? İktidar-AKP-Cemaatler/tarikatlar ilişkisi ne durumda? Eğer seçimlerin ardından iktidar değişirse cemaatler nasıl bir tutum alacak? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Transatlantik: Putin seçimlere müdahale eder mi? Suudi Arabistan-İran barışı
Rus savaş uçağı Su-27, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ordusuna ait MQ-9 tipi insansız hava aracıyla (İHA) çarpıştı. Su-27’nin çarptığı İHA, ABD tarafından Karadeniz’e düşürüldü. Karadeniz’de düşen ABD İHA’sı Rusya ile tansiyonu yükseltir mi? Türkiye’de seçmenler 61 gün sonra sandık başında. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yirmi yılı aşan iktidarının en zorlu dönemini yaşıyor. Deprem felaketinin ardından Erdoğan aday olarak gireceği bir seçimi ilk kez kaybetme riskiyle karşı karşıya. Benzer bir durum Rusya lideri Vladimir Putin için de geçerli. Her iki lider de iktidarlarını korumanın ve sürdürmenin yollarını arıyor. Peki Putin Erdoğan’a seçim kazandırır mı? İran ile Suudi Arabistan, son yıllarda yaşanan gerginliğin ardından 7 yıl sonra diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ve büyükelçiliklerin karşılıklı olarak açılması konusunda anlaştı. Bu dünya düzeninde neleri değiştirir? Gönül Tol, Ruşen Çakır ve Ömer Taşpınar yorumladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Ülkücüler kime oy verecek?
Türkiye 14 Mayıs’taki milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini bekliyor, bir yandan da seçim ittifakları yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Ülkücü hareket kökenli dört partinin, son gelişmelere göre üç farklı ittifakta yer aldığını söyleyen Ruşen Çakır, ülkücü hareketin dışarıdan göründüğü kadar yekpare bir yapı olmadığını belirtti. Ruşen Çakır, ülkücü hareket mensuplarının seçimlerde nasıl bir tavır alacağına dair öngörülerini paylaştı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

İzleyicilerin katılımıyla: Seçimlere kim, kiminle birlikte giriyor?
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Muharrem İnce aday olur mu? Olursa ne olur?
Türkiye 14 Mayıs’ta seçime gidiyor. Seçim çalışmaları tüm hızıyla başlamışken, ittifaklar da oy havuzlarını genişletmeye çalışıyor. Kamuoyu yoklamalarında seçimin sonuçlarını etkileyebilecek oy potansiyeli gözüken Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce nasıl bir tutum alacak? Muharrem İnce’nin tutumu gerçekten seçimlerin sonucunu etkileyebilir mi? Z kuşağı gerçekten Muharrem İnce hayranı mı? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Tüm yönleriyle Hizbullah ve HÜDA PAR
Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Erdoğan’ın “torba ittifakı”
AKP iktidarının ülkemize hediye ettiği “torba yasa” diye bir bir kavram var. Bir yasa teklifinin içerisine birbirinden farkı konuları doldurup, hepsini birden geçirme şeklinde bir pratik çözüm getirdiler. Şimdi ise “torba ittifak” söz konusu. Cumhur İttifakı üç partiden oluşuyordu. Daha çok Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni görüyoruz ama Büyük Birlik Partisi de vardı. Cumhur İttifakı’nın karşısında Altılı Masa, Millet İttifakı olarak şekillendi ve sürekli olarak iktidar tarafından “yamalı bohça”ya benzetildi. Altılı Masa’nın birbirinden farklı partilerden oluşması hasebiyle bu bir zayıflık olarak gösterildi. Özellikle de 6 Mart’ta yaşanan Meral Akşener krizinin sonrasında “Daha birbirleriyle anlaşamıyorlar. Ülkeyi nasıl yönetecekler” dendi. Fakat şimdi bakıyoruz ki Erdoğan, kazanmasını sağlayabilmek için birbirinden farklı partilere el uzatıyor ve onları yanına çekmeye çalışıyor. Ruşen Çakır izleyicilerle değerlendiriyor | 14 Mayıs seçimlerini kim kazanır? Erdoğan’ın “torba ittifakı” 14 Mayıs Seçimleri’nde nasıl karşılık bulacak? Altılı Masa’da farklı partilerin yer alması zayıflık olarak gösterilirken şimdi Erdoğan neden birbirinden farklı partilerle ittifak kurmak istiyor? HÜDAPAR, Cumhur İttifakı ile nasıl bir anlaşmaya vardı? Ruşen Çakır, Erdoğan’ın torba ittifakını ve AKP’nin seçim sürecini yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Ruşen Çakır izleyicilerle değerlendiriyor | 14 Mayıs seçimlerini kim kazanır?
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim kararnamesini imzaladı ve Türkiye 14 Mayıs’ta seçime gidiyor. Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve bugün açıklanan Ata İttifakı’nın adayı ise Sinan Oğan, Muharrem İnce’nin ise aday olup olmayacağı henüz belli değil. Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden sonra da HDP aday çıkarmayacağını varsayarsak da seçimin ilk turda bitme ihtimali hayli yüksek. Son bir haftada Türkiye siyasetinde büyük bir deprem oldu. 3 Mart Cuma günü Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazı ve Altılı Masa hakkındaki açıklamalarından sonra moral ve üstünlük iktidardayken ve 6 Mart Pazartesi günü Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıklamasıyla birlikte muhalefetteki itirazların azaldığını görüyoruz. Uzun süredir Erdoğan’ın kaybettiğini fakat henüz muhalefetin kazanamadığını söylüyordum. Millet İttifakı kanadında yaşananlardan sonra şu aşamada Erdoğan kaybetti ve kazanan şekillenmeye başladı. Kılıçdaroğlu 6 Mart Pazartesi gününden itibaren, kazanma açısından en güçlü isim olarak ortaya çıkıyor. Ruşen Çakır, izleyicilerin soru ve yorumlarıyla 14 Mayıs seçimlerini kimin kazanacağını değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (154): Seçim 14 Mayıs’ta | Kılıçdaroğlu’nun adaylığı | Depremin seçimlere etkisi
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (10 Mart) seçim kararını imzaladı. Cumhurbaşkanı seçimi ve 28. dönem milletvekili genel seçimi 14 Mayıs’ta yapılacak. Beştepe’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Erdoğan, Anayasa’nın 116. maddesinin verdiği yetkiye göre 18 Haziran’da yapılması gereken seçimlerinin 14 Mayıs’ta yapılması kararı aldığını açıkladı. Bugün imzalanan kararın ardından Türkiye resmen seçim sürecine girdi. Her ne kadar başka adaylar çıkma ihtimali olsa da cumhurbaşkanlığı seçimi asıl olarak AKP Genel Başkanı ve mevcut Cumhurbaşkanı, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçecek. Seçimin öne alınması iktidar ve muhalefetten hangisinin lehine, hangisinin aleyhine oldu? İktidarın halen kullanabileceği ve seçmeni ikna edebilecek vaad kaldı mı? Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanma şansı ne? Millet İttifakı yaşadığı krizden güçlenerek mi çıktı? Millet İttifakı içerisinde yeni bir kriz çıkma ihtimali var mı? Kahramanmaraş merkezli depremlerin seçim sonuçlarına kaydadeğer etkisi olacak mı, olacaksa ne yönde? Ruşen Çakır ve Kemal Can, Haftaya Bakış’ta yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Erdoğan için en kötü senaryo gündemde – Ruşen Çakır yorumluyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu mu görmek istiyordu, neden? Kılıçdaroğlu sağ seçmeni kapsayabilir mi? Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı yardımcısı adaylarının Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş olması iktidarı nasıl etkiledi? Millet İttifakı krizini iktidar nasıl izledi? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kılıçdaroğlu nasıl kazanabilir? | Kadri Gürsel ve Ruşen Çakır tartışıyor
Altılı Masa içerisinde yaşanan üç günlük kriz, 6 Mart Pazartesi günü varılan uzlaşma ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilmesiyle son buldu. Yarın (10 Mart), seçim tarihinin 14 Mayıs olduğu açıklanacak. Böylece 10 Mart itibariyle Türkiye resmen seçim sürecine girecek. Cumhurbaşkanlığı seçiminin Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan arasında kıran kırana bir mücadeleye sahne olması bekleniyor. Altılı Masa’daki krizi ve İYİ Parti lideri Meral Akşener’in masaya geri dönüşünü değerlendiren Kadri Gürsel, İYİ Parti ve onun Genel İdare Kurulu’nun millet tarafından “tedip” edildiği görüşünde. Kılıçdaroğlu’nun isabetli bir seçim olduğunu söyleyen Gürsel’e göre, Millet İttifakı bileşenleri çok büyük hatalar yapmadıkları sürece seçimi kazanacaklar. Gürsel, iktidarın ideolojik olarak tükendiğini, doğal ömrünü tamamladığını ve deprem felaketinin de bu durumu pekiştirdiğini belirterek, bu nedenle Millet İttifakı’nın işinin daha da kolaylaştığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu nasıl kazanabilir? Seçimde ittifaklar nasıl stratejiler izleyecek, nasıl söylemler üretecek? HDP-Millet İttifakı ilişkileri nasıl sürdürülecek? İktidar, moral üstünlüğü ele geçirmiş görünen Millet İttifakı’na karşı nasıl hamleler yapacak? Gazeteci Kadri Gürsel ve Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Adını Koyalım (97): Kılıçdaroğlu kazanır mı?
Üç gün süren Altılı Masa’daki adaylık krizi 6 Mart Pazartesi günü varılan uzlaşmayla sona erdi ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu olarak açıklandı. Aynı zamanda 12 maddelik “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş Sürecinin Yol Haritası” başlığıyla bir de bildirge yayınlandı. Altı partinin üzerinde vardığı anlaşmaya göre seçimin kazanılması durumunda Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olurken, diğer beş lider ile birlikte Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş da katıldığında en az yedi Cumhurbaşkanı Yardımcılığı makamı öngörülüyor. Peki Millet İttifakı yaşanan bu krizin ardından, kriz öncesine göre avantajlı mı, dezavantajlı mı hale geldi? Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanma şansı nedir? Seçim kampanyası nasıl ve hangi söylemlerle yürütülecek? İttifakın içinde seçim sürecinde yaşanabilecek olası kırılganlık noktaları neler? Milletvekili seçimlerinde mümkün olan en yüksek sandalye sayısına ulaşmak için nasıl bir strateji izlenmeli? Ruşen Çakır, Kemal Can, Ayşe Çavdar ve Edgar Şar, Adını Koyalım’da tartışıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Transatlantik: Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı Batı’da nasıl yankılandı? ABD’nin Ortadoğu ilgisi
Altılı Masa’da yaşanan kriz çözüldü. Millet İttifakı, 2023 Genel Seçimleri’nde yarışacak cumhurbaşkanı adayını sonunda açıkladı: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan 2023 Genel Seçimleri’nde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında yarışacak. Peki Kılıçdaroğlu’nun adaylığı Batı’da nasıl yankılandı? ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley, cumartesi günü Suriye’nin kuzeydoğusuna bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretin ardından ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, Dışişleri Bakanlığı’na çağırıldı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Flake’den ziyarete ilişkin izahat istendi. Bu ziyaretin zamanlaması bize ne anlatıyor? Ruşen Çakır ve Ömer Taşpınar, Transatlantik’te değerlendirdi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Bay Kemal’in yeni yolculuğu
Dün (6 Mart) adaylığı açıklanan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. cumhurbaşkanı olmak için seçim yarışına başlıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cumhurbaşkanı yardımcılığı sıfatıyla seçim sürecine dahil oldu. Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklandıktan sonra TBMM’de CHP grup toplantısında ilk kez konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu, grup kürsüsüne veda etmek için geldiğini belirterek, “Bu salon, bu kürsü aslında benim evim” dedi. Millet İttifakı’nın genel başkanlarına teşekkür eden Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’na geri dönen Akşener için “Ana kucağını da iyi bilir, masaya yumruğu vurmasını da. Arada bir ülkücü damarı tutar” diye konuştu. Bugünden itibaren seçim süreci başladı. Peki Millet İttifakı ve Kılıçdaroğlu nasıl bir seçim kampanyası yürütecek? Akşener seçim kampanyasında nasıl bir rol alacak? Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı, muhalefetin parlamento seçimlerini kazanma şansı nedir? Altılı Masa ve Masa dışı muhalefet nasıl bir söylem belirlemeli? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Ne oldu, neden oldu, şimdi ne olacak? | Ruşen Çakır izleyicilerle değerlendiriyor
Türkiye siyaseti Meral Akşener’in Altılı Masa’dan kalkmasıyla sarsıldı. Millet İttifakı, dört buçuk saat süren toplantının ardından dün (4 Mart) ortak açıklama yayımladı. Açıklamada “6 Mart Pazartesi günü tekrar Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Ortak bir anlayışa ulaştığımız 28. Dönem TBMM ve 13. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortak cumhurbaşkanı adayımız ve geçiş süreci yol haritası konusunda nihai açıklamayı kamuoyu ile paylaşacağız” denildi. Altılı Masa neden dağıldı? Peki şimdi ne olacak? Meral Akşener ve İYİ Parti yoluna nasıl devam edecek? Seçimlerde hangi ittifakın şansı daha fazla? Ruşen Çakır, Medyascope izleyicilerinin sorularını yanıtladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Hatem Ete ile seçim panoraması: Akşener’in çıkışı ve deprem
Altı muhalefet partisinden oluşan Millet İttifakı’nın 13. toplantısının ardından İYİ Parti Genel Başkanı masadan kalktı ve Altılı Masa fiilen dağıldı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı’nın cumhurbaşkanı adaylığının gündeme geldiği toplantıda masanın İYİ Parti dışındaki paydaşları Kılıçdaroğlu isminde mutabıktı. Adaylık ve yol haritası konusunda ortak bir anlayışa varıldığına yönelik açıklamaya rağmen Akşener’in İYİ Partili kurmaylarıyla yaptığı görüşmeler sonrasında 6 Mart Pazartesi günü yapılacağı belirtilen toplantı beklenmeden Akşener açıklama yaptı. Dikkat çeken sözlerin yer aldığı açıklamada Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslendi ve milletin onları göreve çağırdığı söyledi. Akşener ve Kılıçdaroğlu arasındaki ipler tamamen koptu mu? Yavaş ve İmamoğlu Akşener ve Kılıçdaroğlu arasında arabulucu bir tavır sergileyebilir mi? Akşener’in yeniden masaya dönmesi ihtimali ne? İYİ Parti cumhurbaşkanı adayı çıkarır mı, aday kim olabilir? Çoklu aday formülü Cumhur İttifakı’nın lehine mi olur? Kahramanmaraş merkezli depremlerin siyasete ve seçim sürecine etkisi nasıl olacak? Ruşen Çakır ve Hatem Ete değerlendiriyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (153): Akşener’in çıkışı, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Genel İdare Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Altılı Masa tek bir adayın tasdiki için çalışan bir noter masasına dönüşmüştür. Ne bir kumar masasında ne bir noter masasında olmayacağız” diyerek masadan kalktı. Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ABB Başkanı Mansur Yavaş’ı da cumhurbaşkanı adayı olmaya çağırdı. Millet İttifakı’nın 13. toplantısı dün (2 Mart) Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Toplantı sonrası altı liderin imzasıyla yapılan kısa yazılı açıklamada, “Cumhurbaşkanı adayımız ve geçiş süreci yol haritası konusunda ortak bir anlayışa ulaşmış bulunuyoruz. Genel başkanların partilerinin yetkili kurullarını bilgilendirmeleri sonrası nihai açıklamayı 6 Mart 2023 tarihinde kamuoyu ile paylaşmak üzere Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde tekrar bir araya geleceğiz” denildi. Kemal Can ve Ruşen Çakır, Meral Akşener’in Altılı Masa’dan kalkmasını ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını değerlendirdi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Akşener Altılı Masa’dan kalktı | Ruşen Çakır: “Nasıl olacak bilmiyorum ama ben hâlâ Erdoğan’ın kaybedeceğine inanıyorum”
Ruşen Çakır, Akşener’in Altılı Masa’dan kalkmasını Medyascope yayınında değerlendirdi. Millet İttifakı’nın pazartesi günü (6 Mart) yapacağı toplantıya Meral Akşener’in katılmama ihtimali olduğunu söyleyen Çakır, “Pazartesi günü gerçekleşecek toplantıya Meral Akşener herhalde katılmaz. Açıklamasında net tavırlar aldı. ‘Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda itirazımız var, bunu masada konuşmaya devam edebiliriz’ deseydi olurdu. Ama ‘Yok’ dedi ve CHP’li iki belediye başkanını aday olmaya çağırdı. Bu saatten sonra bir arada olmaları zor” dedi. “Hiç kimse kazanmadı” Altılı Masa’yı CHP ve İYİ Parti’nin kurduğunu hatırlatan Çakır, “Fiilen dağılmış bir masa var. Masa altı partiden oluşuyor ama masa iki parti esas olarak. Diğer dört partinin toplamı İYİ Parti etmiyor. Masa esas olarak CHP ve İYİ Parti’nin kurduğu bir masa. Orada bulunan en önemli ayaklardan biri gidince masa büyük ölçüde tökezlemiş durumda. Şu haliyle baktığınız zaman kim kazandı? Hiç kimse kazanmadı. Bir yıldır çalışan ve defalarca kez toplanan bir yapıyı en hayati konunun konuşulduğu ilk toplantıda dağılıyorsa, insanlar şöyle de düşünebilir: ‘Bunlar iktidarı ele geçirselerdi ne olacaktı?’ En kritik yerde dağıldı masa” diye devam etti. İYİ Parti seçmeni ne yapacak? Çakır, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın, Akşener’in çağrısını kabul etmeyeceğini söyledi: “Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş kabul etmez. Bu durumda İYİ Parti kendi içerisinden birini aday gösterir, kazanma şansı olmaz. HDP aday çıkarmayıp Kılıçdaroğlu’nu destekleyecek, Altılı Masa’daki diğer partiler destekleyecek, Kılıçdaroğlu aday olacak ve seçim ikinci tura kalacak. İYİ Parti’nin seçmeninin ne yapacağı belli olacak. Ya Erdoğan karşıtlığı üzerinden muhalefetin adayı kimse ona verirler ya da Kılıçdaroğlu’na oy vermeyip sandığa gitmezler. Bu da Erdoğan’ın lehine olur.” Meral Akşener’in şikâyetlerini yabana atmamak gerektiğini vurgulayan Çakır, “Şımarıklık yapan bir parti gibi görmemek lazım. Bu olay bu noktaya geldiyse Altılı Masa’nın tüm aktörlerinin bunda payı var. Tabii ki burada olayı sonlandıran Meral Akşener olduğu için dikkatler ona çevriliyor ama diğerlerinin de ‘yapılması gereken her şeyi yaptı ama Akşener son anda onları sattı’ gibi bir değerlendirme çok büyük haksızlık olur” diye konuştu. “Erdoğan’ın hâlâ kaybedeceğine inanıyorum” Ruşen Çakır, Erdoğan’ın hâlâ kaybedebileceğine inananlardan: “‘Bu masa dağılmaz çünkü herkes kaybeder’ diyordum. Şu haliyle baktığımızda herkes kaybediyor. Kimisinin kaybı büyük, kimisinin kaybı küçük olabilir. Ama buradan İYİ Parti çok güçlü çıkamaz. Çok riskli bir şey yaptı kendisi için. İYİ Parti’nin lehine olmadı. Şu haliyle bu iktidarın lehine olduğu için yarın ne olacağı belli değil. Olayın ‘kazanacak aday’ mevzusu olduğu kanısında değilim. Sonuç olarak İYİ Parti, Kemal Kılıçdaroğlu’nu istemedi. Gerekçe olarak da kazanma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. Ama şöyle de bir husus var ki, kendileri de Kılıçdaroğlu’na sahip çıkarlarsa rahatlıkla kazanırdı. Ben hâlâ Erdoğan’ın kaybedeceğine inanıyorum ama nasıl kazanacağını hâlâ bilmiyorum.” Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Depremin ardından “memleket masası” neden kurulamadı?
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, 23 Şubat günü paylaştığı bir tweet‘te, “Sayın Cumhurbaşkanı, büyük bir felaket yaşadık. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Ancak kullandığınız dil ve seçtiğiniz sözler kutuplaşmayı artırıyor. Lütfen bu dilden vazgeçin, siyasi parti genel başkanlarını bir masa etrafında toplayın ve bu badireyi birlikte atlatalım” diyerek görüşlerini belirtti. Peki bu masa neden kurulamadı? “Memleket masası” fikri gerçekçi mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir masanın kurulmasnı ister mi? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

“Kazanacak aday” tartışmasına kaldığımız yerden devam
Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem ve halen devam eden yüzlerce artçı sarsıntının ardından bölgede enkaz kaldırma, yardım ve yeniden yapılandırma çalışmaları devam ediyor. Depremin üçüncü haftası geride kalırken siyaset de deprem öncesindeki gündemini yeniden hatırlamaya başladı. Deprem öncesi siyasetin ana gündem maddelerinden biri de muhalefet cephesindeki “kazanacak aday” tartışmasıydı. Cumhurbaşkanlığı adaylığı için en çok ismi geçen üç siyasetçiden biri olan ancak kamuoyu yoklamalarına göre diğer iki aday adayı Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na nazaran şansı daha az gözüken CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı muhalefetin içerisinden gelen itirazlar, deprem sonrasında da kimi zaman üstü kapalı kimi zaman açıktan devam ediyor. Deprem sürecinde takındığı tutum nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylık şansının güçlendiği iddialarına temkinli yaklaşan Ruşen Çakır, masadaki beş sağ partinin iktidarı eleştiren ancak devleti kollayan klasik söylemleri nedeniyle Kılıçdaroğlu’nun depremle ilgili çıkışlarının, sağ partiler nezdinde adaylık şansını artırmak yerine azaltmış olabileceğini söyledi. CHP ve özellikle İYİ Parti arasında ciddi bir sorun olduğunu söyleyen Çakır, 2 Mart’ta yapılacak Altlı Masa toplantısının önemine dikkat çekti. İYİ Parti’ye rağmen Altılı Masa Kılıçdaroğlu’nu aday gösterir mi? Kılıçdaroğlu olmazsa masa dağılır mı? Akşener, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına ne kadar direnecek? Ruşen Çakır yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (152): Seçim ne zaman olur? | İktidarın stratejisi-Muhalefetin stratejileri
Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 19 gün geçti. Can kaybı 43 bini aştı. Enkaz kaldırma ve yardım çalışmaları devam ediyor. Deprem felaketinin nasıl siyasi sonuçlar doğuracağı da tartışılmaya devam ediyor. Seçimler ne zaman olacak? Kemal Can, iktidarın seçime daha çok ihtiyacı olan taraf olduğunu zira seçimler ertelendiği taktirde daha fazla yıpranma ihtimali olduğunu söyledi. Seçime az bir süre kaldığı için iktidarın; devlet gücünü, lütuf gücünü ve cezalandırma gücünü elinde tutmak istediğini ve böylece deprem sonrası yeniden yapılandırma çalışmalarından siyasi menfaat sağlamak isteyeceğini belirtti. Seçimlerin erteleneceğini düşünmediğini söyleyen Ruşen Çakır, “Erdoğan iktidarı deprem felaketinden bir başarı hikayesi çıkarabilseydi, seçimleri kazanmayı garantileyecekti” diye konuştu. İktidarın deprem stratejisi nasıl yorumlanmalı? Ruşen Çakır, deprem sonrası seçim sürecine giderken Erdoğan iktidarının, vatandaşların güvensizlik duygusundan faydalanacağını, kutuplaştırma ve sertlik siyaseti izleyeceğini söyledi. Çakır’a göre Erdoğan’ın son zamanlardaki konuşmalarında görülen öfkeli tavırları aslında kendi başarısızlığı nedeniyle dışa vuruluyor. Kemal Can’a göre de iktidar depremi merkeze alan bir siyaset izleyecek. Kentsel dönüşümün inşaata dayalı sermaye birikim modeli için bir araç olarak kullanıldığını ve asıl amacın insanları depremden korumak olmadığını söyleyen Can, AKP’nin asıl başarısının büyük başarısızlıkları başarı hikayesine dönüştürmek olduğunu dile getirdi. Muhalefetin deprem stratejileri ve adaylık tartışmaları Ruşen Çakır, muhalefetteki sağ partilerin “devlete laf söylememe” stratejisi izlemesinin bu partileri zayıflattığını belirtti. 2 Mart’taki Millet İttifakı toplantısı hakkında öngörüde bulunan Çakır, “Toplantıda bir tartışma çıkacak ama aday çıkmayacak” dedi. Kemal Can ise “Millet İttifakı partileri depremden önce nerede bıraktıysak depremden sonra da orda” derken ittifak partilerinin aralarında tartışmaları gereken şeyleri başka yerlerde ayrı ayrı tartışmaya devam ettiklerini belirtti. Kemal Can’a göre deprem sonrası stratejisini değiştirmeyenler bundan kazançlı çıkamayacak. Ruşen Çakır ve Kemal Can, Haftaya Bakış’ta haftanın öne çıkan olaylarını yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Niçin hiç kimse istifa etmiyor?
Türkiye 6 Şubat Pazartesi günü saat 04:17’de merkez üssü Kahramanmaraş-Pazarcık olan 7,7 büyüklüğünde ve aynı gün 13:24’te merkez üssü Kahramanmaraş-Elbistan olan 7,6 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Depremler Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya, Elazığ ve Adana’da yoğun şekilde hissedildi. Yaşamını yitirenlerin sayısı ise 43 bini aştı. Enkaz kaldırma ve yardım çalışmaları sürüyor. Depremin üzerinden 18 gün geçmesine rağmen henüz herhangi bir devlet yetkilisi ya da belediye başkanı istifa etmedi. Niçin hiç istifa yaşanmadığını sorgulayan Ruşen Çakır, istifa etmeyi düşünen bir yetkili olsa bile, başkanlık ya da tek adam rejiminin oluşturduğu baskı nedeniyle kimsenin buna cesaret edemediğini ve edemeyeceğini belirtti. İstifa etmeyi bir “meydan okuma” ve “siyasi bir pozisyon alış” olarak nitelendiren Çakır, aslında bir bakıma daha üst mevkilerdeki kişi ve kişileri de suçlu göstereceği için, istifayı düşünen yetkililerin, yaşanacak bir cezalandırma sürecinden ve başlarına geleceklerden korkmaları nedeniyle bu fikirlerini hayata geçiremediklerini dile getirdi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Ali Babacan, deprem bölgesinde Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı: “Onların istifasına gerek kalmadan millet iktidarı görevden alacak, ilk seçimde göreceğiz”
Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, deprem bölgesi Gaziantep-İslahiye’de Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı. Depremin ilk günlerinden beri bölgede ziyaretlerde bulunan Babacan da en acil ihtiyacın çadır ve seyyar tuvalet olduğunu söyledi. İstifa etmesi gereken tek makamın cumhurbaşkanlığı makamı olduğunu söyleyen Babacan, “Millet şu andaki iktidarı görevden alacak, onların istifasına gerek olmadan görevden alma gerçekleşecektir, ilk seçimde göreceğiz” dedi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Transatlantik: Depremlerin dünyadaki etkileri, Blinken’ın Türkiye ziyareti, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin birinci yılı
Türkiye, 6 Şubat’ta Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelen depremlerin ardından yaralarını sarmaya çalışıyor. Dünyanın birçok ülkesinden depremlerin ardından yardım eli uzandı. Kimileri ise bu yardımları eleştirdi, “dış güçler” dedi. Peki, deprem felaketi dünyada nasıl yankılandı? Deprem felaketi sürerken çok sayıda ülkenin dışişleri bakanı Türkiye’ye geldi. Onlardan biri de ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’dı. Blinken’ın Türkiye ziyareti, göreve gelmesinden tam iki sene sonra gerçekleşti. Türk mevkidaşı Çavuşoğlu ile deprem bölgesini gezen Blinken, Erdoğan ile de görüştü. Görüşmelerde depremin yanı sıra İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği ve Türkiye’ye F-16 satımı vardı. Türkiye’nin gündemi depremken, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali de birinci yılını doldurmak üzere. İşgalin birinci yılına yaklaşırken kimler, neler söyledi? Rusya ne umdu, ne buldu? Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar, Transatlantik’te değerlendirdi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Adını Koyalım (95): Deprem sonrası tutulan defterler, alınan notlar
Kahramanmaraş merkezli ve 11 il ile Suriye’nin bir kısmını da etkileyen iki büyük depremin üzerinden 17 gün geçti. Yaşamını yitirenlerin sayısı ise 42 bini aştı. Enkaz kaldırma ve yardım çalışmaları sürüyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş’taki ilk iki büyük depremin ardından yaptığı ilk konuşmada, “Gün onlarla tartışma günü değildir. Günü geldiğinde şu anda tuttuğumuz defteri açacağız” demişti. AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında 17 Şubat’ta toplanan AKP MKYK sonrası parti genel merkezinde gazetecilere açıklamalarda bulunmuş ve “Biz afet bölgemizde vatandaşlarımızla birlikte olduğumuz için siyasi tartışmaların parçası olmadık. Bunları not ediyoruz” diye konuşmuştu. Dün (21 Şubat) ise partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Fırsatçılığın karanlığından istifade etiketleri artıranlar, kiraları artıranlar, kasasını doldurmak için hareket edenler bu milletin bir ferdi olamayacağı gibi şerefli de sayılamazlar. Bunları tek tek not aldığımız da bilinmelidir” dedi. Öte yandan Millet İttifakı’nın 18 Şubat’taki deprem gündemli toplantıdan sonra yayımlanan yazılı açıklamada ise “(Deprem felaketi ile ilgili) Hukuki, idari ve siyasi sorumlular da arşivlenerek dosyalarda ve hafızalarımızda not edilmiştir” denildi. İktidar ve muhalefetten gelen karşılıklı “not ettik” açıklamaları ne anlama geliyor? Deprem karşısında Millet İttifakı partilerinin aldıkları siyasi tutum nasıl yorumlanmalı? Selahattin Demirtaş’ın muhalefeti birlikte hareket etmeye çağırması karşılık bulacak mı? İktidar ortakları seçim öncesi deprem üzerinden mi siyaset yapacak? Ruşen Çakır, Ayşe Çavdar, Kemal Can ve Burak Bilgehan Özpek, Adını Koyalım’da deprem felaketinin siyasi sonuçlarını yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Neden defter tutuyorlar? Neyi not alıyorlar?
Kahramanmaraş merkezli ve 11 il ile Suriye’nin bir kısmını da etkileyen iki büyük depremin üzerinden 16 gün geçti. Yaşamını yitirenlerin sayısı ise 42 bini aştı. Bölgede enkaz kaldırma çalışmaları sürerken dün (20 Şubat) akşam saatlerinde Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerinde 6,4 ve 5,8 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi. AFAD, depremde altı kişinin yaşamını yitirdiğini, 18’i ağır 294 kişinin yaralandığını duyurdu. Depremin ardından 90’dan fazla artçı meydana geldi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş’taki ilk iki büyük depremin ardından yaptığı ilk konuşmada, “Gün onlarla tartışma günü değildir. Günü geldiğinde şu anda tuttuğumuz defteri açacağız” demişti. AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında 17 Şubat’ta toplanan AKP MKYK sonrası parti genel merkezinde gazetecilere açıklamalarda bulunmuş ve “Biz afet bölgemizde vatandaşlarımızla birlikte olduğumuz için siyasi tartışmaların parçası olmadık. Bunları not ediyoruz” diye konuşmuştu. Bugün (21 Şubat) ise partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Fırsatçılığın karanlığından istifade etiketleri artıranlar, kiraları artıranlar, kasasını doldurmak için hareket edenler bu milletin bir ferdi olamayacağı gibi şerefli de sayılamazlar. Bunları tek tek not aldığımız da bilinmelidir” dedi. Ruşen Çakır, iktidar ortaklarından gelen “not ediyoruz” şeklindeki açıklamaların, bu mevkidekilerin hesap sorma konusundaki gücünü değil, tam tersine güçsüzlüğünü gösterdiğini belirtti. Çakır, şu an bulunduğumuz ortamda, hesap vermeden hesap sormanın iktidar açısından inandırıcı olmayacağını zaten iktidarın böyle bir gücünün de bulunmadığını dile getirdi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Hatay Depremi | Hani “her şey kontrol altında”ydı?
Kahramanmaraş merkezli ve 11 il ile Suriye’nin bir kısmını da etkileyen iki büyük depremin üzerinden 16 gün geçti. Yaşamını yitirenlerin sayısı ise 41 bini aştı. Bölgede enkaz kaldırma çalışmaları sürerken dün (20 Şubat) akşam saatlerinde Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerinde 6,4 ve 5,8 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi. AFAD, depremde altı kişinin yaşamını yitirdiğini, 18’i ağır 294 kişinin yaralandığını duyurdu. Depremin ardından 90’dan fazla artçı meydana geldi. Öte yandan dün AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli ile Hatay’ı ziyaret etti. Deprem bölgesinde konutların inşasına mart ayında başlanacağını belirten Erdoğan, “Antakya’yı, İskenderun’u, Arsuz’u yeniden inşa edeceğiz. Ama asgari bize bir yıl müsaade” dedi. Ruşen Çakır, Erdoğan ve Bahçeli’nin deprem bölgesindeki ziyaretlerini ve Erdoğan’ın 45 dakika süren konuşmasını yorumlarken deprem sonrası kurtarma, yardım ve enkaz kaldırma çalışmalarındaki halen giderilemeyen eksikliklere ve koordinasyonluk problemine dikkat çekti. Deprem bölgesindeki çalışmaların siyasi iktidarın yansıtmaya çalıştığı gibi gerçekten “kontrol altında” olup olmadığını sorgulayan Çakır, şehirlerin yeniden kalkındırılması sürecinde “inşaat” faaliyetlerine temel öncelik verilmesini eleştirdi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Deprem ve iki muhalefet tarzı: Kemal Kılıçdaroğlu ile Meral Akşener
“Depremin 13. günündeyiz, 40 bine yaklaşan kaybımız var. Enkaz kaldırma çalışmalarıyla birlikte cenazelerin sayılarının artma ihtimali önümüzde. 11 ili kapsayan büyük depremden sonra toparlanmak epey zaman alacak ve siyasetin de birinci konusu bu olacak. Hatta ‘Deprem siyasetin konusu değil’ diyenler siyaseten veremeyecekleri hesaplar olduğu için böyle söylediler.” “Bugün Altılı Masa nihayet depremin 13. gününde, Saadet Partisi Genel Merkezi’nde ‘deprem’ konulu bir buluşma gerçekleştiriyor. Normal şartlarda Altılı Masa 13 Şubat’ta toplanacaktı ve ana gündem maddesi de ortak aday olacaktı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı geçiyordu fakat depremle beraber bütün gündem değişti. Masadaki tüm partiler depremle birlikte ayrı ayrı deprem bölgesine gitti. Nihayet bugün deprem konusunda birlikte vizyon geliştirmeye çalışacaklar.” CHP ve İYİ Parti deprem konusunda neden iki farklı çizgide durdu? Neden Akşener, deprem konusunda radikal bir tavır almadı? Erdoğan, muhalefet liderlerini de kapsayan “birlikte mücadele” çağrısı yapmadı? Altılı Masa’nın deprem toplantısından nasıl sonuçlar çıkacak? Ruşen Çakır, depremin hemen sonrasında CHP ve İYİ Parti’nin aldığı aksiyonu yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Deprem ve “kader planı” | Mustafa Öztürk ve Ruşen Çakır tartışıyor
Ruşen Çakır ve ilahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Öztürk; deprem felaketinin sonuçlarını, İslam dininde “kader” kavramının yerini, kader konusundaki farklı yaklaşımları, “kader planı” ifadesinin nasıl anlaşılması gerektiğini konuştu. Prof. Dr. Öztürk, afetten zarar görenlerin öfkesini karşılayamayan siyasi iktidarın, din ve inanç üzerinden baskı yaratarak, dinin “müsekkin” (sakinleştirici) özelliğini kullanma yoluna gittiğini belirtti. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Ruşen Çakır izleyicilerle değerlendiriyor | Siyaset depremin yaralarını sarabilir mi?
Türkiye, 6 Şubat’ta Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelen depremlerin ardından yaralarını sarmaya çalışıyor. Ruşen Çakır, izleyicilerin soru ve yorumlarıyla deprem ve siyaset ilişkisini değerlendiriyor. Siyaset, depremin yol açtığı yaraları sarabilir, sorunlara çözüm üretebilir mi? İktidarın “depremin siyasi bir konu olmadığı” yolunda oluşturmaya çalıştığı algı toplumda karşılık buldu mu? Millet İttifakı’nın depremle ilgili yayımladığı yazılı bildiri nasıl değerlendirilmeli? Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (151): Deprem sürecinde devlet ve sivil toplum ilişkisi
Pazarcık ve Elbistan depremlerinden sonra depremin yıkıma sebep olduğu illerde geniş çaplı bir sivil inisiyatif oluştuğunu belirten Ruşen Çakır, “Birbirinden bağımsız siyasi, meslek veya yöresel kuruluşlar, futbol klüpleri ve İslami kuruluşlar olmak üzer birçok STK depremin ilk gününden itibaren bölgedeydi. Devlet, Pazarcık’ta kayyum atamak ve Osmaniye’de TKP’lileri gözaltına almak gibi birkaç olay haricinde çok sorun çıkarmadı” dedi. Devlet ve sivil toplum arasında ilginç durumlar yaşandığına vurgu yapan Çakır, “İktidarın kendine hakim olduğunu düşündüğü andan itibaren bu STK’ların önünü tıkayacağı ve sivil katkıları da tekelleştirmeye çalışacağı kanısındayım. Bazı televizyon kanallarından ortak yayınla yapılan “tek yürek” yardım kampanyasının da bu anlamda milat olduğu kanısındayım” diye konuştu. Deprem bölgelerindeki sivil toplum faaliyetlerinin “devlete eş koşmak” şeklinde yorumlanmasına iktidar tarafından müdahale edilmemesini “şimdilik müsamaha gösteriliyor” diye yorumlayan Kemal Can, “İktidar şu anda ihtiyaç olduğu ve tepki görecekleri için müdahale etmiyor. Şimdilik müsamaha gösteriyor olması, güvence vermiyor. Bir benzeri medyada da olacak. İktidarı zayıf gösteren medya kuruluşlarını konuşmak için RTÜK toplanacak” dedi. Devlet neden var? Bu sorunun cevabını nerede aramak gerekiyor? Sivil toplum örgütleri ve toplumun kendisi deprem karşısında büyük bir dayanışma sergilerken, felaketin sorumlularıyla yüzleşme konusunda da dayanışma halinde olacak mı? Deprem öncesinde Türkiye’nin gündeminde olan seçim yapılacak mı? İktidarın seçimi erteleme hamlesine karşı muhalefetin nasıl bir aksiyon alacak? Ruşen Çakır ve Kemal Can Haftaya Bakış’ta yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Türkiye gerçekten “tek yürek” mi?
“Depremin 11. günündeyiz. Hayatını kaybedenlerin sayısı artmaya devam ediyor. Enkaz kaldırma çalışmalarıyla birlikte sayının artması kuvvetle muhtemel. Olayın acı yönü uzun süre devam edecek. Bir diğer yandan yaraları sarmak meselesi var. Evlerini şehirlerini terk edenler, enkaz altındaki yakınlarının cenazelerini almak için bekleyenler var. Peki Türkiye bu olayı nasıl yaşıyor? ‘Tek yürek’ lafı çok kullanıldı. Dün akşam televizyonlarda ortak yayınlanan yardım kampanyasında da ‘tek yürek’ vurgusu yapıldı. Acaba Türkiye gerçekten ‘tek yürek’ mi?” “Medyascope muhabirleri depremin ilk gününden itibaren deprem bölgesindeler. Muhabir arkadaşlarımın aktardığı çok olumlu gözlemler var. Birbirinden farklı kesimlerin İslami, solcu, apolitik, komünist ve Kürt hareketinden sivil toplum kuruluşlarının bir dayanışma içinde olduklarını aktardılar. Çünkü yapacak çok iş var, insanlar yetmiyor bu nedenle birbirlerine yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bu anlamda baktığımızda deprem bölgesinde ‘tek yürek’ olayını tanımlamak daha kolay.” “İşin içerisine devlet girince biraz durum karışıyor. Kahramanmaraş-Pazarcık’ta kurulan bir koordinasyon merkezine kayyum atandı. Bir köyde cemevine kurulan, HDP ve diğer sivil toplum kuruluşlarının çalıştığı koordinasyon merkezine devlet el koydu. Osmaniye’de Türkiye Komünist Partisi üyesi yardım dağıtan 10 kişi gözaltına alındı. Öte yandan şimdi değil ama ileride RTÜK üzerinden medyaya yönelik birtakım engellemeler olacağı konuşuluyor.” Ruşen Çakır, deprem felaketinin ardından yardımlaşma faaliyetlerini ve birçok kanalda ortak yayınlanan “Türkiye Tek Yürek” bağış kampanyasını yorumluyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Adını Koyalım (94): Depremin muhtemel siyasi sonuçları
Türkiye, 6 Şubat Pazartesi günü saat 04:17’de meydana gelen depremle sarsıldı. Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan 7,7 büyüklüğündeki deprem Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay’ı vurdu. Can kaybı 35 bin 418’e yükseldi. Seçim ertelenebilir mi? Muhalefet aktörlerinin depremdeki duruşu nasıl bir etki yaptı? Cumhurbaşkanı Erdoğan krizi fırsata çevirebilir mi? Ruşen Çakır, Ayşe Çavdar, Burak Bilgehan Özpek ve Kemal Can tartışıyor. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Transatlantik: Dünya Türkiye’deki deprem felaketine nasıl yardım eli uzattı? ABD’de UFO paniği
Türkiye, 6 Şubat’ta Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelen depremlerin ardından yaralarını sarmaya çalışıyor. Ruşen Çakır, izleyicilerin soru ve yorumlarıyla deprem ve siyaset ilişkisini değerlendiriyor. Deprem, siyaset üstü bir konu mudur? Uluslararası arama kurtarma ekiplerinin yaşadıkları bizlere neler anlatıyor? ABD’nin Türkiye’ye yardımı yeterli mi? ABD’de üç günde üçüncü kez “tanımlanamayan uçan obje (UFO)” düşürüldü. Bu son operasyon, bu ay ABD’nin hava sahasında tespit edilen ve düşürülen dördüncü cisim oldu. Fakat bu cismin ne olduğu ve nereden geldiği belirsizliğini koruyor. Ruşen Çakır ve Ömer Taşpınar, Transatlantik’te değerlendirdi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Türkiye’de toplumun fay hatları | Levent Gültekin ve Ruşen Çakır tartışıyor
Ruşen Çakır ve Levent Gültekin, 10. gününe gelinen deprem felaketi ve bundan hareketle toplumsal fay hatları üzerinde durdu. Gültekin, toplumun deprem felaketine gösterdiği ani refleksin çok umut verici olduğunu belirtti ve bunun bir toplum olabilmek adına kıymetini vurguladı. Gültekin ayrıca, “Bir tarafta siyasetin bize dayattığı umutsuzluk vardı, diğer tarafta da depreme verilen refleksle siyasetin yarattığı kutuplaşma kaynaklı fay hatlarının çatırdadığını gördük” dedi. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

Erdoğan seçimlerin ertelenmesini ister mi?
Kahramanmaraş’ta meydana gelen iki depremde can kaybı 31 bini aşarken “seçim ertelenecek mi?” tartışması günedeme geldi. AKP’nin YSK’yı devereye sokarak seçimleri ertelemek için hazırlık yaptığı iddia edildi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “14 Mayıs’a yetişeceğini sanmıyorum. Ama 18 Haziran’a kalacağını sanıyorum” derken, anayasaya göre seçimin ancak savaş halinde ertelenebileceğini vurgulayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Savaş olmadığına göre seçim ertelenemez” dedi. Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da “Bir kez daha, oldu bitti yaparak Anayasayı yok saymaya hazırlanıyorlar. Seçimler, Anayasanın 78. maddesine göre sadece TBMM’de ve resmen ilan edilmiş savaş hali kararıyla ertelenebilir. Bunun istisnası yoktur. TBMM’yi yok sayıp seçimleri erteleme kararı almak, açıkça siyasi darbe olur” değerlendirmesini yaptı. “Seçimlerin ertelenmesi bir zarurettir” diyen eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ise bir defaya mahsus olarak seçimlerin altı ay veya bir yıl ertelenmesini önerdi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin ertelenmesini ister mi? Ruşen Çakır yorumladı. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices

İsmail Saymaz Hatay’da gördüklerini anlatıyor
Depremin olduğu sabah hemen Hatay’a giden gazeteci İsmail Saymaz, depremin en çok yıkıma neden olduğu Hatay’da gördüklerini anlattı. En ağır tablonun Hatay’da yaşandığının altını çizen Saymaz, “Hatay’da insanların ilk 48 saat kurtarılabilecekken kurtarılamaması beni en çok üzen şey oldu. Vaktinde kurtarma ekipleri ulaşmadığı için insanlar göçük altından çıkarılamadı. İnsanlar, ‘Bize geç geldiler ve iki gün boyunca medya bizi görmedi’ diye düşündüler. Bu düşüncelerine gerekçe olarak da, Hatay nüfusunun büyük kısmının Alevi olması ve siyasi tercihlerinin CHP’den yana olmasını gördüler. Fakat Hatay’a CHP’li oldukları için geç gelindiğini sanmasınlar. Bütün bunlar beceriksizlik ve liyakatsizlikten oldu” dedi. “Asi Nehri’nin iki kenarına kurulu tarihi kent artık yok” “Artık bildiğimiz Hatay yok, çöktü” diyen Saymaz, şehirdeki bütün tarihi yapıların ve ana arterlerin çöktüğünü anlattı: “Hatay, İslamiyet, Yahudilik ve Hıristiyanlık dinlerinin tüm mezheplerinin olduğu ‘inançlar mozaiği’ diye bilinen bir şehir. Asi Nehri’nin iki kenarına kurulu tarihi kent artık yok, çöktü. Ulu Camii, tarihi Meclis binası, belediye binası, postane, tarihi çarşı ve Künefeciler Sokağı çöktü. Habib-i Neccar Camii, Ortodoks kilisesi, Katolik kilisesi çöktü ve Alevilerin de ziyaret yerleri hasar gördü. yani Hatay’ı ayakta tutan sosyal ve toplumsal dayanaklar çöktü.” “AK Parti’nin seçim için ayırdığı kaynakları deprem bölgesine aktarması gerekiyor” Depremden öce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AK Parti iktidarının tam olarak seçim ekonomisine geçtiğini belirten Saymaz, “Hazinenin kaynaklarını veya yurtdışından topladığı kredileri seçim ekonomisi için seferber edecekti. AK Parti’nin seçim için ayırdığı kaynakları deprem bölgesine aktarması gerekiyor” dedi. Türkiye’nin depremin büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olduğu 10 ilin enkazını kaldırıp, hayatın normal akışına geçmesi için bile kaynağı olmadığına dikkat çeken Saymaz, “Hem bunun bir siyasi sonucu olacak hem de yardımların geç ulaşmasının bir siyasi sonucu olacak. İki-üç gün boyunca Hatay’a vinç, dozer gelemedi. Ekip varsa ekipman yoktu, ekipman olduğunda da ekip yoktu. Dolayısıyla 48 saatte kurtarılabilecek insanlar kurtarılamadı. İktidar sahaya sürdüğü trollerle, adeta AFAD ve Kızılay’a ikame ettiği tarikat ve cemaatlerin sosyal organizasyonlarıyla tahribatı olduğundan az göstermeye çalışıyor” diye konuştu. Learn more about your ad choices. Visit megaphone.fm/adchoices