
Ben Okurum
134 episodes — Page 2 of 3
Ep 84Cesur Yeni Dünya
Ben Okurum’un bu bölümüne oyuncu, şovmen, yönetmen, yapımcı ve seslendirme sanatçısı Okan Bayülgen konuk oluyor. Storytel için seslendirdiği, dünya edebiyatının en önemli distopyalarından biri olarak kabul edilen Cesur Yeni Dünya’yı hem bir okur hem de bir okuyucu gözüyle değerlendiren Bayülgen ile Deniz Yüce Başarır’ın sohbeti, sadece edebiyat severlerin ilgisini çekmeyecek. Ne de olsa ikili, İngiliz yazar ve filozof Aldous Huxley’nin başyapıtındaki evren üzerinden günümüz dünyası hakkında da bol bol fikir yürütüyor. Ve tabii her zaman olduğu gibi kitaptan can alıcı bölümler de seslendiriliyor.
Ep 83Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler
Ben Okurum ‘un bu bölümüne ünlü psikiyatr Yankı Yazgan konuk oluyor. Deniz Yüce Başarır ve Yazgan, İspanya’nın yaşayan en ünlü felsefecilerinden biri olarak kabul edilen Fernando Savater’in Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler adlı kitabını merkeze alarak hayat hakkında konuşuyorlar. Savater’in oğlu Amador’a bir mektup olarak kurguladığı eserden yola çıkan ikili, “nasıl hakkını vererek yaşanır?” sorusunun çevresinde dolaşıyor. Edebiyat eserleri, filozofların sözleri, psikologların deneyleri, şiirler… Bu sohbeti renklendiren ve derinleştiren diğer unsurlar. Ve tabii Başarır her zaman olduğu gibi söz konusu kitaptan can alıcı bölümleri de seslendiriyor dinleyenler için.
Ep 82Frankenstein
Ben Okurum bu kez, Gotik edebiyatın en bilinen eserlerinden birini getiriyor kulaklarınıza. Deniz Yüce Başarır ve Sıcak Kafa adlı romanıyla tanınan yazar Afşin Kum, ilk kez 1818 yılında, üstünde yazarının imzası olmadan yayımlanan Frankenstein’ı yatırıyorlar Ben Okurum masasına. Neden yazarın imzası yokmuş derseniz… Çünkü o zamanlar henüz 21 yaşında bir genç kadın o: Mary Shelley. “Gerçek Frankenstein kimdir?” sorusunun peşinden giden sohbette, popüler kültürün edebiyatın bazı karakterlerini nasıl tek bir boyuta indirdiği meselesi de konuşuluyor. Korkunç görüntüsü ve tekinsizliğiyle korkunun vücut bulmuş hali olarak kabul edilen Yaratık ve onun yaratıcısı, tutkularına gem vuramayan doktor Frankenstein… Kim onlar? Sevdiğiniz podcastin bu bölümünde gerçek Frankenstein’la tanışacak, Başarır’ın romandan seçtiği ve seslendirdiği satırlar sayesinde onun trajedisine de hakim olacak, ruhuna dokunacaksınız.
Ep 81Mezbaha Beş
Amerikan Edebiyatı’nın en büyük hiciv ustalarından biri ve onun İkinci Dünya Savaşı’na çok farklı bir açıdan bakan romanı bu kez ben okurum’un konusu: Kurt Vonnegut ve Mezbaha Beş. Deniz Yüce Başarır, okurunu bir satırdan öbürüne hüzünden neşeye küçük bir dokunuşla sürükleyebilen etkileyici romanı, Vonnegut’un büyük hayranı Türkiye’den bir yazarla, Aylin Balboa ile konuşuyor. Savaşın acımasız yüzünün, Vonnegut’un çalkantılı hayatının, onun alameti farikası olan kara mizahın konuşulduğu bölümde elbette romanın can alıcı bölümleri de Başarır tarafından seslendiriliyor.
Ep 80Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
Ben Okurum bu bölümünde İtalyan yazar Italo Calvino’nun 100üncü doğum gününü kutluyor. Deniz Yüce Başarır, Türkiye yayıncılığının deneyimli editörlerinden İshak Reyna’yı da konuk ediyor bu kutlamaya. Başarır ile Reyna’nın odağa yazarın başyapıtı olarak tanınan Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu’yu alarak yaptıkları sohbet, Calvino’nun neşesini, muzipliğini, oyunbazlığını kanıtlayan bölümlerin seslendirilmesiyle daha da renkleniyor.
Ep 79Hadrianus’un Anıları
Ben Okurum’un beşinci sezonunun ilk konuğu Serra Yılmaz. Deniz Yüce Başarır’ın sorularıyla, yarı Fransız yarı Belçikalı, aynı zamanda Amerikan vatandaşı önemli bir kadın yazarı, Marguerite Yourcenar’ın başyapıtı olarak kabul edilen Hadrianus’un Anıları’ndan yola çıkan sohbet nerelere uğramıyor ki! Çok yönlü bir kadın yazarı çok yönlü bir sanatçıyla konuşunca normal tabii. Oyuncu, çevirmen, gurme Serra Yılmaz, 9 yaşında Latince öğrenmeye başlayan, Doğu Öyküleri, Düş Parası, Ateşler, Bir Ölüm Bağışlamak, Zenon gibi eserleriyle dünya edebiyatına büyük katkılarda bulunan, aktivistliğiyle doğanın ve kültürel değerlerin katledilmesine hep karşı çıkan, Virginia Woolf’dan Kavafis’e birçok önemli yazar ve şairin eserlerini Fransızca’ya çeviren Yourcenar eserleriyle ilgili tatlı anılarını da paylaşıyor bölümde. Büyük bir imparatorun hayatını kendi ağzından anlatan romandan çeşitli bölümler de Başarır tarafından seslendiriliyor elbette. Üstelik bu bölümün bir seslendirme sürprizi daha var.
Ep 78Sineklerin Tanrısı
Dünya edebiyatının insan doğasının karanlık yanlarını ve totaliter rejimleri en iyi anlatan romanlarından biri var bu kez ben okurum’da: Sineklerin Tanrısı. William Golding’in 2. Dünya Savaşı’nda yaşananlardan etkilenerek 1954 yılında kaleme aldığı roman geçtiğimiz yüzyılın en iyi 100 romanı listelerinin tümünde, listeyi hangi mecra hazırlamış olursa olsun, yer alıyor. Deniz Yüce Başarır, romanı insan doğasının derinliklerine inerek incelemek üzere psikolog Özge Çivci’yi davet ediyor bölüme. Çivci ile Başarır, Golding’in sembollerle örülü romanındaki şifreleri çözmeye çalışırken siz de keyifli bir sohbete tanıklık edeceksiniz. Elbette, her zaman olduğu gibi romandan can alıcı bölümlere de.
Ep 77Bonzai
Ben Okurum’un bu bölümünde Latin Amerika Edebiyatı’na yeni bir soluk getiren Şilili yazar ve şair Alejandro Zambra’nın ilk romanı Bonzai var. Deniz Yüce Başarır, kültür sanat gazeteciliğinin aktif isimlerinden Can Öktemer’le yazarın Ağaçların Özel Hayatı ve Eve Dönmenin Yolları başta olmak üzere hemen hemen tüm eserlerini masaya yatırırken, sohbet Şili’ye ve Şili halkının yaşadığı zulümlere de uzanıyor. Ve elbette şiirsel bir metin olan Bonzai’den en etkili bölümlerden birkaçı da Başarır tarafından seslendiriliyor.
Ep 76Pal Sokağı Çocukları
Macar edebiyatının dünya çocuklarına geçtiğimiz yüzyılın başında armağan ettiği çok sevilen bir roman konuşuluyor bu kez ben okurum’da. Ferenc Molnar’ın 1906 yılında yazdığı Pal Sokağı Çocukları bugün hâlâ küçük okurları nasıl etkiliyor, ana kahramanlarından Nemecsek ve Boka yıllar önce okuyanların bile zihninde canlılığını hâlâ nasıl koruyor sorularının peşindeki sohbette Deniz Yüce Başarır, Türkiye’de çocuk edebiyatının duayen isimlerinden biri olarak kabul edilen yayıncı, yazar, editör ve çevirmen Fatih Erdoğan’ı ağırlıyor. Ve elbette okuyanlara gözyaşı döktüren bu heyecanlı ve hüzünlü romandan çok etkileyici bölümler de yine Başarır’ın sesinden hayat buluyor.
Ep 75İskenderiye Dörtlüsü
Ben Okurum’un yeni bölümünde Çağdaş İngiliz Edebiyatı’nın en beğenilen eserlerinden biri var: İskenderiye Dörtlüsü. Justine, Balthazar, Mountolive ve Clea adlı dört romandan oluşan seri, gerek şiirsel anlatım tarzı gerekse her kitapta ana hikayenin farklı bakış açılarını sunarak yarattığı büyük giz açısından üzerinde uzun uzun konuşmaya imkan tanıyan çok katmanlı bir eser. Yazarı Lawrence Durrell da ilginç bir kişilik elbette. Deniz Yüce Başarır, kitapseverlerin sosyal medyadan ve Kafa Dergisi’ndeki yazılarından tanıdığı Eylül Görmüş ile derinlemesine bir sohbete dalıyor bu dörtleme ve Durrell ile ilgili. İlk roman Justine’den Başarır’ın seslendirdiği, romanın tüm şiirselliğini yansıtan bölümler de dinleyenleri romana çağırıyor.
Ep 74Muhteşem Gatsby
1920lerin Amerika’sına doğru küçük bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz sevgili ben okurum takipçileri? Deniz Yüce Başarır, bu bölümde konuğu yazar Hikmet Hükümenoğlu ile birlikte Amerikan edebiyatının büyük romanı olarak kabul edilen Muhteşem Gatsby’i masaya yatırıyor. Elbette romanın yaratıcısı F. Scott Fitzgerald’ın çalkantılı hayatı da hem sohbette hem de Başarır’ın paylaştığı bilgilerde yoğun olarak yer alıyor. Ne de olsa yazar Caz Çağı’nın sembollerinden biri olarak kabul ediliyor, hatta yazdığı bir öykü kitabı sayesinde çağa adını veren de o. Kayıp Kuşak, Amerikan Rüyası kavramlarının da bolca tartışıldığı podcastte, romandan çarpıcı bölümler de her zamanki gibi Başarır’ın sesinden dinleyenlere ulaşıyor.
Ep 73Jane Eyre
Ben Okurum ‘un bu bölümünde modern aşk romanlarının ilki olarak kabul edilen, ölümsüz eser Jane Eyre var. Deniz Yüce Başarır, dünya edebiyatının meşhur üçlüsü Bronte kardeşlerin en büyüğü olan Charlotte Bronte’in 1847 yılında yazdığı eseri, Harvard Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı doktorası yapan yazar Sezen Ünlüönen ile konuşuyor. Bu eğlenceli ve bilgilendirici bölüm edebiyatseverler için kaçırılmayacak bir fırsat. Üstelik Başarır, romanın en güzel bölümlerinden romantik satırlar okumayı da ihmal etmiyor.
Ep 72Büyülü Fener
Ben Okurum ‘un bölüm konuğu bu kez oyuncu Ercan Kesal. Deniz Yüce Başarır, aynı zamanda yönetmen, senarist, yazar ve doktor olan Kesal ile başka bir sinema adamının, İsveçli yönetmen, senarist, oyun yazarı ve oyuncu Ingmar Bergman’ın hayat hikayesini anlattığı kitabı Büyülü Fener’i konuşuyor. Kitaptan çok çarpıcı bölümlerinden de paylaşıldığı podcaste, sinemanın büyüsünün hakim olduğunu söylemek yanlış olmaz herhalde. Ve çocukluk yaralarımızın, hayattaki hedef ve heveslerimizin, tiyatronun, sanatın… Kısacası, yine derin bir sohbet bekliyor ben okurum severleri.
Ep 71İnsanın Anlam Arayışı
Ben Okurum bu bölümü popüler psikoloji kitapları alanında yıllardır tahtını kimselere kaptırmayan bir kitaba, İnsanın Anlam Arayışı’na ayırıyor. Deniz Yüce Başarır, kendisi de toplama kamplarında uzun süre bulunmuş nörolog ve psikolog Viktor E. Frankl’ın yazdığı kitabı felsefi bir bakış açısından değerlendirmek üzere akademisyen Sezgi Durgun ile derin bir sohbete dalıyor. İnsanın Anlam Arayışı, Frankl’ın toplama kamplarında yaşadıkları kadar, Üçüncü Viyana Ekolü olarak anılan, kendi geliştirdiği psikoterapi yöntemi logoterapiyi de anlatan bir kitap olduğu için, zor günlerde neye tutunacağımıza dair bir rehber olarak da görülebilir. Başarır’ın kitaptan paylaştığı can alıcı bölümler ise insana dair çok şey anlatıyor, her zaman olduğu gibi.
Ep 70Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı
Ben Okurum’un bu bölümünde Deniz Yüce Başarır, yazar Buket Uzuner’i ağırlıyor. Uzuner’in büyük hayranlık duyduğu, Balık İzlerinin Sesi adlı romanında kahramanlarından biri haline getirdiği Fransız yazar Romain Gary’nin konuşulduğu podcast, yazarın hayatından esintiler taşıyan Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı adlı esere odaklanıyor ama sohbet Gary’nin diğer eserlerine de uzanıyor. Goncourt Edebiyat Ödülü’nü iki kez alabilen tek yazar olarak tanınan Gary’in diğer yazar kimliği Emile Ajar, intiharı, aşkları ve tabii her zaman başrolde olan annesi uğranılan duraklardan birkaçı. Başarır, elbette yine Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı’dan en can alıcı bölümleri seslendirmeyi de ihmal etmiyor.
Ep 69Çalınan Dikkat
Ben Okurum’un bu bölümünde konuk olarak ülkemizin en üretken ve saygı şair ve yazarlarından Murathan Mungan var. Deniz Yüce Başarır ile Mungan çağımızın en önemli sorunlarından birini konu olan bir kitabı konuşuyorlar. Gazeteci Johann Hari’nin kaleme aldığı Çalınan Dikkat, Neden Odaklanamıyoruz adlı kitap çevresinde gelişen sohbette, sosyal medyanın bizi esir alışından, alışkanlıklarımızı ve kültürümüzü nasıl değiştirdiğine kadar geniş bir perspektifte odaklanma sorunu, nedenleri ve çözümleri konuşuluyor. Ve elbette Başarır, her bölümde olduğu gibi yine kitaptan can alıcı bölümleri de seslendiriyor.
Ep 68Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’un doğayla bütünleşmiş romanı Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde var bu kez Ben Okurum’un odağında. Deniz Yüce Başarır bu ekolojik romanı klinik psikolog Tuğçe Isıyel ile konuşuyor. Ekoloji kavramı romanın sadece bir yanını anlatıyor bize, diğer yandan da dört cinayetin izini sürüyoruz romanda ve insanlığın kendi gücüyle sarhoş olmasının sonuçlarını… Başarır’ın seslendirdiği bölümler de Tokarczuk’un şiirsel anlatımına güzel örnekler oluşturuyor.
Ep 67Bülbülü Öldürmek
Dünya edebiyatının en sevilen büyüme hikâyelerinden biri var bu kez Ben Okurum’da: Amerikalı yazar Harper Lee’nin 1960 yılında yayımlanan romanı Bülbülü Öldürmek. Deniz Yüce Başarır, ırkçılık, adaletsizlik, önyargılar ve toplumsal baskılar ekseninde gelişen olayları küçük bir kız çocuğunun, Scout’un ağzından anlatan romanı, dünya çapında çizerimiz M. K. Perker ile konuşuyor. Yıllarca mesleğini Amerika’da sürdüren, hâlâ da yeni kıtanın önemli basın organlarında imzasına sık sık rastlanan Perker, romanı bu ülkenin gerçekleri ışığında tartışıyor Başarır’la. Ve Bülbülü Öldürmek’in avukatı, babası, aklıselim kahramanı Atticus da sanki bir köşeden muhabbete eşlik ediyor. Elbette sohbete Başarır’ın romandan en can alıcı bölümleri okuduğu alıntılar da eşlik ediyor.
Ep 66İnsan Olmak
Ben Okurum’un odağında bu kez Türkiye’de psikiyatri dendi mi ilk akla gelen isimlerden biri olan Engin Geçtan ve onun yayımlandığı 1984 yılından bu yana birçok okura ulaşmış olan kitabı İnsan Olmak var. Deniz Yüce Başarır’ın Prof Dr. Timuçin Oral ile gerçekleştirdiği sohbet, konu İnsan Olmak, konuk da psikiyatrist olunca ister istemez iyice derin sulara doğru çekiliyor. İnsanlığımıza sahip çıkmak için bulunmaz bir fırsat.
Ep 65Martı Jonathan Livingston
Ben Okurum’da bu kez ilk kez yayımlandığı 1970 yılından beri özgürlüğe uçmak isteyen birçok okura ilham kaynağı olmuş, tüm zamanların en çok satan kitaplarından biri olarak yayıncılık tarihine geçmiş bir fenomen var: Martı Jonathan Livingston. Deniz Yüce Başarır, kitabı ve yazarı pilot Richard Bach’ı eğitmen, danışman ve yazar Yasemin Sungur ile konuşuyor. Bu bölümde, farklı olma cesaretini, bunun bedellerini, kendimize koyduğumuz sınırları düşünecek ve bölümün konuğu Sungur sayesinde kitaplara başka bir açıdan da bakmaya başlayacaksınız.
Ep 64Memleketimden İnsan Manzaraları
Ben Okurum, bu kez Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet’i ve onun başyapıtı Memleketimden İnsan Manzaraları’nı odağına alıyor. Deniz Yüce Başarır, Kayıp Destan’ın İzinde, Nâzım Hikmet, İdeoloji ve Yeniden Yazmak kitabının yazarı, akademisyen Erkan Irmak’a yönelttiği sorularla şairin iki önemli eseri (Memleketimden İnsan Manzaları ve Kuvayı Milliye) arasındaki ilişkinin izini sürerken, onun edebiyatına ve hayatına dair de birçok bilgiyi sunuyor dinleyicilere. Başarır’ın sesinden Nazım Hikmet şiirleri de onlara eşlik ediyor.
Ep 63Lolita
Deniz Yüce Başarır, Ben Okurum’un yeni bölümünde yazar Şebnem İşigüzel’i konuk ediyor. Dünya edebiyatının en önemli ve en tartışmalı romanlarından biri olan Lolita hakkındaki sohbette elbette eseri yaratan Rus asıllı Amerikalı yazar Vladimir Nabokov’un hayatı, edebiyat anlayışı ve diğer eserleri de yer buluyor. Romanın sınırlarını aşan, bir popüler kültür ikonu haline gelen Lolita karakteri kadar hatta belki de daha çok, sapkın tutkusuyla hatırlanan anlatıcımız Humbert Humbert’ın da irdelendiği bu sohbeti ve Başarır’ın sesinden Nabokov’un edebi lezzeti çok yüksek cümlelerini kaçırmayın deriz.
Ep 62Mahcubiyet ve Haysiyet
Deniz Yüce Başarır, Ben Okurum’un yeni bölümünde edebiyat eleştirmeni Ömer Türkeş’i konuk ediyor. Çağdaş Norveç edebiyatının en önemli isimlerinden Dag Solstad’ı konu edinen sohbetin odağında yazarın Türkçede ilk yayımlanan kitabı Mahcubiyet ve Haysiyet var ama elbette laf lafı açıyor ve yazarın diğer kitapları da kendilerini anımsatıyor. Bu bölüm, Solstad’ın yeni çağın getirdikleriyle uyum sağlayamayan, hayal kırıklığı içindeki kahramanlarını sevenler ya da dünyanın gidişatından çok da memnun olmayanlar için biçilmiş kaftan. Elbette Mahcubiyet ve Haysiyet’ten güzel alıntıların eşliğinde…
Ep 61Adınla Çağır Beni
Deniz Yüce Başarır, Ben Okurum’un yeni bölümünde yazar Karin Karakaşlı’yı konuk ediyor. İki arkadaş 2017 yılında beyazperdeye de aktarılan Mısır asıllı Amerikalı yazar Andre Aciman’ın çok ses getiren romanı Adınla Çağır Beni’yi konuşuyorlar. Karakaşlı’nın romanın unutulmaz kahramanı Elio’yu kendi anılarından bir parça gibi anlattığı sohbet, aşktan, tutkudan, hayal ve saplantılarımızdan yola çıkıp, hafızanın derinliklerine kadar uzanıyor. Elbette romandan en güzel bölümlerden bazılarının eşliğinde.
Ep 60Küçük Kara Balık
Ben Okurum’un bu bölümünde dünya çocuk edebiyatının en sevilen masallarından biri var. Deniz Yüce Başarır, İranlı yazar Samed Behrengi’nin dünyanın en devrimci balığı olarak da tanınan Küçük Kara Balık’ını yazar arkadaşı Mine Söğüt ile konuşuyor. Özgürlük, adalet, eşitlik, ezen ve ezilenler gibi kavramlar etrafında dönen sohbet, İran’daki protestolara da uğruyor. Ta 1968 yılında yayımlanmış olan bir eserin insanlığın değişmeyen yaralarına nasıl dokunduğunu duymak için dinlemek ve üzerinde bolca düşünmek gerek.
Ep 59Küçük Prens
Deniz Yüce Başarır, bu kezkonuğu yazar Mahir Ünsal Eriş ile birlikte dünya edebiyatının en çok okunan kitaplarından birine yatırıyor masaya: Fransız yazar Antoine de Saint Exupery’nin 1943 yılında yayımlanan felsefi eseri Küçük Prens. Aynı zamanda pilot olan yazarın macera dolu hayatının eserlerindeki izini de süren bölüm, çocukluğun o masum çağına davet ediyor Ben Okurum dinleyicilerini. Başarır’ın Küçük Prens’ten okuduğu bölümler ise belki de herkesin kendisiyle yüzleşmesi için bir fırsat.
Ep 58Havada Bulut
Deniz Yüce Başarır, bu kezkonuğu yazar Ayfer Tunç ile ülkemizde modern öykücülüğün kurucularından biri olarak kabul edilen Sait Faik Abasıyanık’ın dünyasına giriyor. Yazarın Havada Bulut adlı öykü kitabından hareketle tüm eserleri arasında dolaşan ikilinin sohbeti sizi 40lı 50li yılların İstanbul’una götürecek. Sait Faik ile beraber Beyoğlu sokaklarında dolaşacak, Burgazada’nın kahvehanelerde oturacak, balıkçılarla muhabbet edeceksiniz. Belki bir meyhanede iki tek de atarsınız, kim bilir! Sait Faik öykülerinin sıcaklığını, samimiyetini hissetmek, büyüsünde kaybolmak isteyenler için kaçırılmaz bir fırsat. Elbette öykülerden kısa bölümler de var programın içinde.
Ep 57Buddenbrooklar
Deniz Yüce Başarır, bu kezkonuğu gazeteci yazar Ahmet Tulgar ile Alman ve dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Thomas Mann üzerine sohbet ediyor. Yazarın henüz 26 yaşındayken yayımladığı ilk romanı Buddenbrooklar, Bir Ailenin Çöküşü de bölümün esas kızı. Tulgar, hayran olduğu yazarı ve ailesini detaylı bir şekilde, büyük bir coşkuyla anlatırken, Başarır da sorularıyla sohbeti derinleştiriyor. 1835-1877 yılları arasında geçen, tüccar bir ailenin dört neslini anlatan Buddenbrooklar, Almanya’nın toplumsal hayatına dair de müthiş ipuçları içeriyor. Ben Okurum’un yeni bölümü Başarır’ın kitaptan seslendirdiği bölümlerle birlikte, edebiyat klasiklerini sevenler için yine bir hazine niteliğinde.
Ep 56Çoluk Çocuk
Ben Okurum’un yeni bölümü bu kez rock’n roll dünyasına götürüyor dinleyenleri. Beat kuşağının en önemli isimlerinden, Punk’ın vaftiz anası olarak anılan şair, şarkıcı, söz yazarı, ressam ve aktivist Patti Smith’in önce sevgilisi ömür boyu da dostu olan fotoğraf sanatçısı Robert Mapplethorpe ile anılarını anlattığı Çoluk Çocuk adlı kitabı odağına alan bölümde Deniz Yüce Başarır’ın konuğu radyocu, yazar Ayça Şen. 1967 yılında New York’ta tanışan ve birlikte üreten iki genç sanatçının aşkını merkeze alan kitapta elbette 68 ruhu da esiyor, 70lerin renkli, isyankâr havası da. Ve Bob Dylan, Janis Joplin, Alan Ginsberg, Jimi Morrison, Andy Warhol gibi isimler dolaşıyor hem satır aralarında hem de bölüm boyunca. Ve tabii Başarır, yine, her zaman olduğu gibi bu anıların en can alıcı bölümlerinden bazılarını seslendiriyor.
Ep 55Büyük Umutlar
Edebiyatla sinemayı buluşturan bir Ben Okurum bölümü var bu kez karşınızda. Deniz Yüce Başarır, konuğu senarist, yazar Başar Başaran ile 19. Yüzyılın edebiyat yıldızı Charles Dickens’in edebiyat tarihçileri tarafından roman tekniği açısından en başarılı romanı olarak kabul edilen Büyük Umutlar’ı konuşuyor. Hem de sadece edebi açıdan değil, romanın sinema ve dizi uyarlamalarına da uzanarak. Pip’in çocukluktan yetişkinliğe aynı zamanda da yoksulluktan beyefendiliğe evriliş hikayesine bir de bu gözle bakmanın edebiyat ve sinemaseverleri mutlu edeceği kesin. Tabii ki bu yolculukta Başarır’ın romandan okuduğu bölümler de eşlik edecek dinleyenlere.
Ep 54Sofranız Şen Olsun
Ben Okurum bu kez mutfağa giriyor. Takuhi Tovmasyan’ın Sofranız Şen Olsun adlı kitabından yola çıkan sohbette, Ermeni mutfağının güzel ve bugün artık tarih olmuş tarifleri, şen sofraları arzı endam ediyor. Tabii Tovmasyan’ın ailesinden anılarla birlikte. Deniz Yüce Başarır’ın yazar Jaklin Çelik’i konuk ettiği bölümde yemeğin birleştirici gücünü hissedecek, neşelenecek, zaman zaman da hüzünleneceksiniz. Kaybettiklerimizi hatırlayıp özlem de duyabilirsiniz.
Ep 53Anna Karenina
Ben Okurum’un bu bölümünde konu, Rus ve Dünya Edebiyatı’nın en önemli romanlarından biri olan Anna Karenina. Eserleri kadar, inişli çıkışlı hayatı, var oluş sancılarıyla da tanınan edebiyat dehası Lev Tolstoy’un bu ölümsüz aşk hikâyesini Deniz Yüce Başarır, yazar Murat Gülsoy ile konuşuyor. Meşhur “Mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır” cümlesiyle başlayan roman, okuruna çok karakterli, çok kapsamlı, uzun soluklu, geniş ve derinlikli bir edebiyat şöleni sunar tüm edebiyatseverlerin de bildiği gibi. Başarır ve Gülsoy’un sohbeti de romanın izinden genişliyor, derinleşiyor. Ve tabii ki, her zaman olduğu gibi sohbete kitaptan çok güzel bölümler de eşlik ediyor.
Ep 52Klara ve Güneş
Ben Okurum’un bu bölümünde Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro ve onun 2021 yılında yayımlanan son romanı Klara ve Güneş var. Deniz Yüce Başarır, konuğu sinema ve tiyatro oyuncusu Deniz Türkali ile sadece Ishiguro ve roman hakkında sohbet etmekle kalmıyor, başlıkta da adı geçen romanın robot karakteri Klara’dan yola çıkarak günümüzdeki teknolojik gelişmelerin dünyamızı ne yönde değiştirebileceğine dair, yapay zeka, gen mühendisliği, çevre kirliliği, ırkçılık gibi konuların da yer aldığı derin bir söyleşiye imza atıyor. Klara ve Güneş’den Başarır’ın seçtiği ve seslendirdiği bölümler de bu sohbete ayrı bir renk katıyor.
Ep 51Soğukkanlılıkla
Ben Okurum’un bu bölümde Deniz Yüce Başarır kurgu dışı bir romanı ele alıyor. Ünlü Amerikalı yazar Truman Capote’nin yeni bir edebi tür olarak ortaya attığı Soğukkanlılıkla dünya edebiyatında true crime (gerçek suç hikâyeleri) alanında öncü olarak kabul ediliyor. Başarır, bu ilginç ve etkileyici eseri Meçhule Giden Gemi adında true crime podcasti hazırlayan genç yayıncı arkadaşları Deniz Altunay ve Olcay Mağden ile konuşuyor. Romanın konusu, her ne kadar bir aileden dört kişiyi birden vahşice öldüren iki katilin idama kadar varan hikâyesi ise de, yazar Capote’nin renkli kişiliği ve hayatı Ben Okurum’un bu bölümünde eğlence ve neşe de vaat ediyor.
Ep 50Kürk Mantolu Madonna
Ben Okurum’un bu bölümünde Türk edebiyatının en çok okunan romanlarından biri var: Kürk Mantolu Madonna. Sessiz, sakin ve sanatsever Türk genci Raif Efendi ile güçlü, sıra dışı kadın karakter Maria Puder arasındaki aşkı anlatan ve genç kuşakların da sevgisini kazanan tam 82 yaşındaki bu romanla insan ruhunun derinliklerine dalmaya hazır olan tüm dinleyiciler Ben Okurum’un bu bölümünü çok sevecekler. Deniz Yüce Başarır ve konuğu şair, yazar Haydar Ergülen yazarlığı kadar siyasi kişiliği, iniş çıkışlı hayatı ve trajik ölümüyle de çok ilgi çeken Sabahattin Ali’yi sadece bu roman ekseninde değil tüm eserlerine bakarak derinlemesine irdeliyorlar. Ve her zaman olduğu gibi romanın en güzel bölümlerinden bazıları yine Başarır’ın sesinden podcast severlere romanı yaşatıyor.
Ep 49Şato
Ben Okurum’un bu bölümünde dünya edebiyatının en gizemli, en merak edilen kişiliklerinden biri var: Franz Kafka. Deniz Yüce Başarır, 20. Yüzyılın başlarında Avrupa’ya hakim olan modernleşme sancılarını anlattığı eserleriyle okurlarını karanlık, tekinsiz ortamlara çağıran Kafka’nın, sözlüklere armağan ettiği kafkaesk kavramını en çok hak eden romanlarından biri olan Şato’yu masaya yatırıyor bu kez. Sohbet konuğu ise tam bir Kafka hayranı olan şair, yazar, tıp doktoru Altay Öktem. Kafka’nın hayatından izlerin eserlerinin kafa karıştırıcı kurgusuna karıştığı programda, kendinizi ve toplumu sorgulamak için bol bol fırsat bulacak, Şato’dan Başarır’ın seslendirdiği bölümlerde Kafka’nın ürpertici sesini duyacaksınız.
Ep 48Bir Alman’ın Hikâyesi
Deniz Yüce Başarır, Ben Okurum’un bu bölümünde 2021 yılında okuyup, en sevdiği kitaplardan birini konu olarak seçiyor. Bir anı kitabı bu: Bir Alman’ın Hikâyesi, Hatırladıklarım (1914-1933). Yazarı, Naziler iktidara geldiğinde ülkesinden kaçmak zorunda kalan, İngiltere’de gazetecilik yapmaya ve ülkesinde yaşananlarla ilgili yazmaya başladığında ailesini korumak için adını bile değiştiren Sebastian Haffner. Başarır, dünya tarihinin en yıkıcı dönemlerinden birine tanıklık eden kitabı gazeteci ve yayıncı Cem Erciyes ile konuşuyor. İkilinin sohbeti sadece Bir Alman’ın Hikayesi ile sınırlı kalmıyor elbette, kitaplar kitapları çağırıyor, faşizmin dünyada kol geziyor ama tatlı anılar da kendini gösteriyor. Ve elbette Ben Okurum’un olmazsa olmazı, kitaptan alıntılar da yine Başarır’ın sesinde hayat buluyor.
Ep 47Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım
Ben Okurum’un bu bölümünde aslında bir değil dört roman birden var. Deniz Yüce Başarır, müstear isimle yazdığı bilinen İtalyan yazar Elena Ferrante’nin tüm dünyada çok ilgi gören dörtlemesi Napoli Romanları’nın birinci kitabı Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım’dan yola çıkan programda, Ferrante’nin çevirmeni Eren Yücesan Cendey’i ağırlıyor. Romanların merkezinde yer alan Lenu ve Lila adlı kadın karakterler kadar, Napoli’nin tekinsiz sokaklarının şiddeti, annelik ve kadınlık kavramlarının hassas dengesi, arkadaşlık, toplumsal çürüme gibi konuları da kapsayan sohbet, Başarır’ın her zamanki gibi romandan okuduğu alıntılarla renkleniyor.
Ep 46Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Ben Okurum’un bu bölümünde Çek asıllı Fransız yazar Milan Kundera’nın ünlü yönetmen Philip Kaufman tarafından sinemaya da uyarlanan başyapıtı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği var. Merkezdeki karakterleri Tomas ile Tereza aracılığıyla aşkı, hayatı, varolmanın anlamını sorgulatan bu modern klasiği Deniz Yüce Başarır’ın yorumlarıyla dinlemek, editör arkadaşı Handan Akdemir ile yaptığı neşeli sohbete katılmak içinizde bir hafiflik duygusu oluşturacak. Edebiyat lezzeti de cabası!
Ep 45Körlük
1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Portekizli yazar Jose Saramago’nun sinemaya da uyarlanan romanı Körlük var bu kez Ben Okurum’da. Deniz Yüce Başarır, dünya edebiyatının metaforlarla yüklü bu önemli eserini yazar ve çevirmen Fuat Sevimay ile konuşuyor. Bilinmeyen bir ülkede başlayan bir körlük salgını sırasında bir göz doktoru ve onun, çevresindeki herkesin aksine, kör olmayan eşinin merkezinde durduğu romanda, insanoğlunun zaafları, şiddete eğilimi, acımasız yanları irdeleniyor. Başarır ile Sevimay’ın sohbeti de salgınlardan edebiyata, insanların birbirine körlüğünden romanın karakterlerine kadar geniş bir çerçevede ilerliyor ve romandan bölümlerle zenginleşiyor.
Ep 44Şeker Portakalı
Ben Okurum’un bu bölümünde, Türkiye’de yıllardır en çok okunan kitaplar arasında yer alan Şeker Portakalı var. Deniz Yüce Başarır, Brezilyalı yazar Jose Mauro de Vasconcelos’un 1968 yılında kaleme aldığı eseri Can Çocuk Yayınları editörü Mehmet Erkurt ile konuşuyor. Ana kahramanı 5 yaşındaki Zeze’nin birçok okurun yüreğine dokunan bazen hüzünlü bazen de hınzır maceralarından alıntılarla renklenen sohbet, Şeker Portakalı ile de sınırlı kalmıyor; hayatımızda sevgi ve şefkatin gerekliliğinden, çocuk edebiyatına kadar uzanıyor.
Ep 43Hamlet
Deniz Yüce Başarır, Ben Okurum’un bu bölümünde tiyatro dünyasının önemli isimlerinden gazeteci, yazar, çevirmen ve dramaturg Zeynep Avcı’yı konuk ediyor. Dünya edebiyatının en tanınmış kalemi William Shakespeare hakkında birçok yeni bilgiyi edinebileceğiniz sohbetin odağında ise yazarın ünlü eseri Hamlet var. Tüm dünya dillerine çevrilmiş, dünyanın nerdeyse tüm sahnelerinde sergilenmiş oyunun karakterlerine, yazıldığı döneme dair merak ettikleriniz varsa, yüzyılları aşıp gelen Shakespeare replikleri ve mısraları ilginizi çekiyorsa kaçırılmaması gereken bir Ben Okurum bölümü bu. Tiyatronun ve edebiyatın büyülü dünyasında gezinmeye seven dinleyiciler için harika bir tur.
Ep 42Kucaklaşmanın Kitabı
Deniz Yüce Başarır, Ben Okurum’un bu bölümünde Nasıl Olunur adlı podcastiyle tanınan gazeteci yazar Nilay Örnek ile Latin Amerika’nın güçlü sesi, başka bir gazeteci yazar Eduardo Galeano hakkında neşeli ve dolu dolu bir sohbete imza atıyor. İkilinin odağında Galeano’nun Kucaklaşmanın Kitabı adlı eseri var. Ama söz konusu Latin Amerika olduğunda, elbette diktatörler, sömürge düzeni, açlık, haksızlıklar, direniş de giriyor devreye. Ama güzellikler de var işin içinde. Şiirsel dili, insanın ufkunu genişleten yaklaşımıyla Eduardo Galeano’yu tanımak ve edebiyatın büyülü dünyasına adım atmak için kaçırılmayacak bir fırsat. Kitaptan Başarır’ın okuduğu alıntılar da cabası.
Ep 41Çavdar Tarlasında Çocuklar
Yayımlandığı 1951 yılından bu yana okurların gönlünde kurulduğu tahttan asla aşağı inmeyen, 16 yaşındaki ağzı bozuk, isyankar ve maceraperest kahramanı Holden Caulfield sayesinde genç okurları da cezbeden bir kült roman var Ben Okurum’un bu bölümünde: Çavdar Tarlasında Çocuklar. Ya da Türkiye’de ilk yayımlandığı ismiyle Gönül-Çelen. Deniz Yüce Başarır, romanı ve mahremiyetine çok önem veren gizemli yazarı J. D. Salinger’ı Türk tiyatro ve sinemasının önemli ismi Ahmet Mümtaz Taylan ile konuşuyor. Usta oyuncunun esere duyduğu sevgiyi yansıtan muhabbet sizi de içine alacak. Ayrıca bölümün güzel bir sürprizi daha var: romandan bazı bölümleri Taylan’ın sesinden dinleyebileceksiniz.
Ep 40Miras
Norveçli yazar Vigdis Hjorth’un 50 yaşlarındaki kadın kahramanının çocukluk travmasından yola çıkan romanı Miras var bu kez Ben Okurum’un odağında. Deniz Yüce Başarır, yazarın gerçek hikayesini yansıttığı için ülkesinde büyük tartışmalara neden olan ve çok satan romanı, klinik psikolog Deniz Bolşoy ile konuşuyor. Bolşoy kitapta bahsi geçen karakterlere mesleğinin çerçevesinden bakarken, Başarır’ın da romanın edebi yönlerine vurgu yaptığı sohbet hassas konular etrafında dönüyor ister istemez. Romanın kahramanı Bergjlot’un travması babasından kaynaklanıyor, ama yarasını sağaltmayı başaramayışı annesinden ve onun hikayesine karşı duyarsız kalmayı tercih eden kız kardeşlerinden. Bir miras hikayesi gibi başlayan kitapta, geçmişin karanlık izlerine doğru yol alıyor okurlar. Sarsıcı bir roman Miras. 2016 yılında ülkesi Norveç’te yayımlanan, 2019’da da İngilizceye çevrilerek dünyanın birçok köşesine ulaşan bu hüzünlü ses, aynı zamanda başka metinleri, tiyatro oyunlarını, sinema filmlerini de taşıyor okurun ve podcast dinleyicilerinin zihinlerine.Deniz Yüce Başarır, Deniz Bolşoy, Vigdis Hjorth
Ep 39Dorian Gray’in Portresi
Dünya Edebiyatı’nın en provokatif yazarlarından birinin hayatına tanıklık ediyoruz Ben Okurum’un bu bölümünde. Konumuz, İrlandalı oyun, öykü ve roman yazarı, şair Oscar Wilde. Deniz Yüce Başarır, bölüm konuğu yazar Hamdi Koç ile sohbetlerinde Wilde’ın biricik romanı Dorian Gray’in Portresi’ni programın odağına alırken, aynı zamanda yazarın cesur ve pervasız hayatından olayları da paylaşıyor. Ne de olsa, hayatının üç yılını homoseksüellik ve ahlaksızlık suçlamasıyla hapiste geçirmiş bir sanatçıdan söz ediyoruz. Ressam Basil Hallward’ın genç ve güzel bir delikanlı olan Dorian Gray’e tutkusu ve bu tutkuyu onun resmini yaparak sanatına aktarma çabalarından yola çıkan roman, Basil’in arkadaşı Lord Henry’in devreye girmesiyle bambaşka bir yöne doğru gelişir. Lord Henry, Dorian’ı hayattaki en önemli şeyin gençlik ve güzellik konusunda ikna edecek, onu hayatın zevklerini kendine hiçbir sınır koymadan yaşamaya çağıracaktır. Kısaca, ben okurum dinleyicilerini gotik ve felsefi bir roman, Oscar Wilde’ın parlak zekası ve neşeli bir sohbet bekliyor.
Ep 38Orlando
Sadece İngiltere’nin değil dünya edebiyatının da en etkin yazarlarından biri olan Virginia Woolf’un, yayımlandığı dönemden başlayarak hep tartışma konusu olmuş romanı Orlando’nun konu edildiği yeni bölümüyle karşınızda Ben Okurum. Deniz Yüce Başarır, Woolf’un yazarlık serüvenini aktarırken, kadınlık ve erkeklik rollerimize dair de önemli konulardan söz ediyor. Konuğu gazeteci, yazar Ece Temelkuran’ın da elbette hem Orlando’nun edebi lezzeti hem de cinsel kimliklerimiz hakkında söyleyeceği önemli şeyler var. Ne de olsa kadın Virginia Woolf kadın hareketinin sembol isimlerinden biri. Romandan alıntılarla renklenen bu sohbeti dinlerken, sadece bir romanın içine girmeyecek, aynı zamanda yazarının hayatının izlerini de sürecek ve insan doğası hakkında bol bol düşüneceksiniz.
Ep 37Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Ben Okurum’un bu bölümünde Türkçe’nin en büyük yazarlarından biri var: Ahmet Hamdi Tanpınar.Deniz Yüce Başarır’ın, bir Tanpınar tutkunu olan, verdiği dersler, yazdığı kitaplar ve kurduğu Ahmet Hamdi Tanpınar Merkezi ile bu tutkusunu dolu dolu yaşayan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi rektörü Handan İnci ile gerçekleştirdiği coşkulu söyleşi, yazarın en eğlenceli eseri Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden yola çıkıyor ama elbette diğer eserlerini de ihmal etmiyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün başta ana kahramanı Hayri İrdal olmak üzere, tüm renkli karakterlerinin eşliğinde romandan cümlelerle renklenen bölümü dinlerken, zaman kavramı hakkında düşündüğünüz kadar, yalan dolan hayatlar hakkında da düşünmek için bayağı fırsatınız olacak. Tanpınar’ın geniş ve derin evrenine davetlisiniz.
Ep 36Gülün Adı
Ben Okurum bu bölümde, İtalya’nın 20. yüzyılda yetiştirdiği en önemli entelektüel olarak kabul edilen yazar, felsefeci, akademisyen Umberto Eco’nun baş yapıtı Gülün Adı’nı odağına alıyor. Eco, 1980 yılında yayımlanan bu romanda, o güne kadar biriktirdiği Orta Çağ, Hristiyanlık, estetik, göstergebilim alanındaki bilgilerini alıp, bir polisiye roman örgüsünün içine oturtuyor. Deniz Yüce Başarır, başrollerinde Sean Connery ve Christian Slater’in oynadığı 1986 yılındaki film uyarlamasıyla da hakkında çokça konuşulan, dünyanın en çok satan romanlarından biri olan Gülün Adı’nı, Türkiye’nin polisiye edebiyattaki bir numaralı ismi Ahmet Ümit ile konuşuyor. Söz konusu, Eco gibi çok yönlü bir kültür adamı ve onun ufuk açıcı romanı olunca, sohbet elbette dallanıp budaklanıyor ve mizahtan, iktidara, korkulardan, kitaplara kadar uzanıyor. Başarır’ın seçtiği alıntılarla renklenen söyleşi edebiyatseverleri çok mutlu edecek gibi görünüyor.

Ep 35Masalların Büyüsü
Ben Okurum’un edebi türler arasındaki yolculuğu sürüyor. Deniz Yüce Başarır bu bölümde de masal anlatıcısı ve yazar konuğu Judith Malika Liberman ile birlikte masalların hayatımızdaki yeri hakkında renkli, neşeli ve yararlı bir sohbeti taşıyor kulaklarınıza. Avusturya doğumlu Amerikalı psikolog Bruno Bettelheim’ın Masalların Büyüsü adlı kitabını odağına alan sohbet, çocuklarımıza masal okumanın geliştirici etkilerinden yola çıkıp, masalları psikanaliz gözlüğüyle irdelemeye dek uzanıyor. Kitabın alt başlığının Masalların İşlenişi, Önemi ve Psikanalitik Anlamları olduğunu da belirtirsek, hem ne kadar ilginç bir kitapla hem de ne kadar ilginç bir sohbetle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anlatmış oluruz herhalde. Başarır’ın her zamanki gibi kitaptan çeşitli alıntıları da okuduğu bölümde, hayatımıza biraz masal katmaya çalışıyor, masalların bize aşıladığı umuta tutunuyoruz. Biraz masal şart, ne de olsa…